Ana Sayfa Adım Adım Türkiye MAVİ TUR

MAVİ TUR

46
4
Paylaş

 MAVİ TUR

Denizin mavisi ile ormanın yeşilinin kucaklaştığına Mavi tur da bir kez daha şahit olduk. Uzan yıllardır hayalimizde canlandırdığımız Mavi tur maceramız bir Perşembe öğleden sonrası Sabiha Gökçen havaalanından hareketle başladı. Dalamana indiğimizde bizi Fethiye ye götürecek servise bindik. Yaklaşık 1 saat sürdü yolumuz. Marina ya taksi ile geldik. Teknemiz Fethiye Marinasında adeta bir Kuğu gibi bizleri karşıladı. Kaptanımız yorgunluk kahvemizi hazırladı, birlikte hareket ettiğimiz diğer 2 çift ile motor yatın kıç tarafındaki sahanlıkta tatile başlamanın keyfini sohbet ederek geçirdik. Kaptan çantalarımızı kamaraya koymuş akşam yemeği için hazırlıklara başlamıştı. İstanbul’dan gelirken, Balıkçı Reşat’tan Lakerdamızı, çirozumuzu almış, Diana’nın yaptığı enfes taramamızı, Ema’nın Yaprak dolmalarını vakumlayıp getirmiştik. Biraz peynir, söğüş domates ve salatalık ile kavun getirdiğimiz mezeler rakımıza katık oldu. Çok geç olmadan çilingir soframıza kurulup ilk kadehleri parlatmaya başlamıştık bile. Hava adeta Limonata gibiydi. Hafif esen rüzgar Fethiye’nin sıcağını unutturuyordu. Marinada iskeleye bağlı tanıdık komşu teknelerle sohbet ediyor hal hatır soruyorduk. Saat 12 ye doğru kamaralarımıza çekildik. Sabah uyandığımızda ilk iş Fethiye açık pazarına gidip tatil süresince lazım olabilecek yemeklik malzemeleri almaya gittik. Öğlene doğru teknemiz Fethiye marinasından Göçek koylarına doğru yol aldı.

Göçek in en güzel koyları Bedri Rahmi, Kleopatra (Hamam), Akvaryum, Göbün, Boynuzbükü, Sıralıbük, Yavansu ve Cennet Koyu dur. Rota için günün rüzgar ve hava durumuna göre uygun koy seçilip hareket edilir. Her bir koyun manzarası, konumu, denizi farklıdır. Her bir koyda farkı keyif alınır. Kiminde öğlen yemek yemek güzeldir, kiminde gün batımını izlemek, kiminde de gecelemek zevklidir. Mavi yolculukta bir gün nasıl geçer diye sorarsanız, sabah uyandığımız andan gece yattığımız ana kadar adım adım sizlerle tekne yaşantısını paylaşayım.

Sabah 7.30 civarında uyandığınız gibi kendinizi demirlediğiniz yahut bağlandığınız iskeleden Egenin serin sularına atarsınız. Adeta yüzünüzü burada yıkarsınız. Sabah mahmurluğunuzu atmak için bu akvaryum gibi deniz birebirdir. Yüzerek sabah sporunuzu da yapmış olursunuz. Tekneye çıktığınızda sabah kahvenizi kaptan hazırlamıştır bile. Kahvenizi yudumlarken sabahın sessizliğinin sesini dinlersiniz. Yavaş yavaş diğer arkadaşlarda uyanmıştır. Fethiye’nin pazarından aldığınız çocukluğumuzda yediğimiz lezzetteki domates, salatalık, biber iri iri kesilmiş, zeytinyağı içinde bekletilen zeytin ve peynir tabaklara konmuş, ekmekler kızartılmış çay demlenmiş sizi kahvaltı sofrasında bekliyordur. İstanbul’dan getirdiğimiz çilek, incir, kayısı reçelleri adeta masada görücüye çıkmış misali yenmeği bekler. Bu arada kaptan yumurtaları hazırlamadan siparişleri alır. Kimi yağda göz severken, kimi omlet bazıları ise menemeni tercih eder. Mis gibi çam kokusu ile denizden gelen iyot kokusu iştahınızı bir kat daha açmıştır. Keyifle yenen kahvaltı sonrası deniz sefası sırası gelmiştir. Cam gibi dibi görünen Ege sularında yüzmenin keyfide, deniz ortasında arkadaşlarla sohbetin tadı bir başka oluyor. Teknenin burnunda güneşlenip yorgunluk atarken saat 11.00 e doğru kaptan meyve tabağını hazırlamış servis yapmak için yanınıza gelir.

Öğlen yemeğine kadar birkaç kez daha suya girer, yüzer güneşlenir tatilin tadını çıkarmaya bakarsınız. Öğlen için ne yemek istediğinizi sorduktan sonra aldığınız malzemelerle, kaptan öğlen yemeği hazırlıklarına başlamıştır bile. Mavi yolculuklarda genellikle öğlenleri Köfte, makarna, salata ya da buğulama balık,  tercih edilir. Mavi yolculu boyunca birkaç kez de mangal keyfi yapabilirsiniz. Sabah istediğiniz kadar sıkı kahvaltı etseniz de yüzmek ve kano yapmak gibi deniz aktiviteleri sizleri acıktırır. Saat 13.30-14.00 gibi siparişini verdiğiniz öğlen yemeğiniz hazırlanmış sofrada sizi bekler. Bu kez buz gibi bira yemeğinize eşlik eder. Yemek sonrası yaklaşık 2 saat serbest zamandır. Kimi kitabını alır gölgede okur, kimi telefon ya da tabletindeki oyunlarla vakit geçirirken kimi de hafif bir şekerleme yapar. Miskinliğimizi üstümüzden atmak için serbest saatler sonrası tekrar sulara dalarız. Artık kendimize gelmiş hayata dönmüşüzdür. Saat 17.00 gibi kahve kek kurabiye zamanıdır. Akşamüstü kayıntısı sonrası kaptan demir almış yeni bir koya doğru yol alır.

Vardığımız yeni koya bağlandıktan sonra gün batımını izlerken Happy Hour vakti gelmiştir. Gündüz güneşlendiğimiz burunda isteğe bağlı olarak ister Wisky ister Cin Tonik ile harika manzara eşliğinde güneşin batışını izleriz. Soğutulmuş içkilerimize kaptanın hazırladığı buzlu badem ile çerezler eşlik eder.

 

Happy Hour sonrası Saat 21.00 olmuş Şabat sofrası hazır durumdadır. İstanbul’dan getirdiğimiz erik soslu Levrek balığı, salata, çalı fasulye, et sote ve yazın tercih ettiğimiz domatesli pilavı Kiduş sonrası Şarap eşliğinde yedik. Yemeğe yan teknedeki arkadaşlarımız misafir olarak geldiler. Şarkılar, fıkrarlar espriler havada uçuşuyordu. Yemek sonrası kahvelerimizi içip Saat 12.00 gibi kamaralarımıza istirahat a çekildik.

Teknede birbirini takip eden günler aşağı yukarı bu program gibi geçer. Zaman zaman bazı değişiklikler olmaz değil. Mesela bağlandığınız koyun yürüyüş alanı varsa sabah yürüyüşü yaptıktan sonra kahvaltıya oturursunuz. Ya da yine yukarıda saydığım koyların birinde Restaurant varsa bir akşam yemeğini değişiklik olması adına burada yersiniz. Salaş görüntüleri yanında çok güzel mezeler ve balıklar yerken güzel servis alırsınız.

Birazda isterseniz tekne kurallarından bahsedeyim. Su teknede çok önemlidir. Denize çok sık girildiğinden sürekli duş alınmaz. Örneğin öğlen yemek öncesi hızlıca bir duş yapılır. Akşam ise kamaranızdaki duşa kabinde evdeki gibi uzun uzadıya yıkanılmaz. Sadece tek şampuanla saçlarınızdaki ve vücudunuzdaki tuzu duşta atarsınız. Tuvalete kesinlikle kağıt atılmaz. Küçük bir yerde uyku hariç birkaç gün nerdeyse 18 saat birlikte yaşamak kolay değildir. Paylaşmak esastır. Mesela bu gün siz güvertede güneşlendiyseniz yarın arkadaşınıza bırakırsınız yerinizi. Etraftaki tekneleri rahatsız etmemek için müzik çok yüksek sesle dinlenmez. Hele gece saat 12.00 den sonra ses iyice kısılır. İhtiyaç anında tüm tekneler birbirine yardımcı olurlar. Denizde gezici Migros teknelerinden eksiklerinizi alabilirsiniz. Bunun gibi gezici Algida’cı, mısırcı, olta balıkçısı ile karşılaşabilirsiniz.

Değerli gezgin dostlarım hayatınızda bir kere bile olsa bu tip bir tatili yapmaya gayret edin. Kabul ediyorum diğer tatil ücretlerinin yanında daha pahalı ancak müthiş bir deneyim ve harika bir tatil olacağından şüpheniz olmasın. Tatil köylerinin kalabalık ve curcunasından uzak durmak, doğa ile baş başa kalıp kafa dengi 2-3 çift arkadaşınızla tatil yapmak isterseniz Mavi Tur yapmanızı ısrarla tavsiye ederim.

Bir Tutkudur Seyahat…

 

Paylaş
Önceki İçerikANKARA GEZİSİ
Sonraki İçerikEDİRNE
1957’de İstanbul’da doğdu. İlkokul yıllarında önce çevreyi tanıyarak gezgin olma yolunda adımlar atarken, ortaokul yıllarında ilk ciddi yurt dışı gezisini gerçekleştirmesiyle seyahat onda bir tutkuya dönüştü. Askerlik sonrası profesyonel hayatına başladığı tekstil sektörü ile beraber yurtdışı gezileri de artmaya başladı. Çıktığı bu gezileri ölümsüzleştirmek adına eline aldığı makinesiyle amatörce çektiği fotoğraflarla birçok sergiye katıldı ve ödüller kazandı. 2000’li yılların başında arkadaşlarının ve yakın çevresinin de teşviki ile Turizm Sektöründe uzun yıllar acentecilik yaptı. Bu yıllarda Türkiye Gezginler Kulübü ile tanıştı ve Genel Sekreterlik görevinde bulundu. Emekli olduktan sonra farklı kurumlarda İdari Yönetici olarak görev aldı. 30 yılı aşkın zamandır “Sinagog İlahileri Korosu Şefliği” yapmakta ve korosuyla birçok kez yurtiçi ve yurtdışı konserlerine ayrıca bazı televizyon ve radyo programlarına katılmaktadır. 2005’ den bu yana gazete ve dergilerde “Gezi ve Yemek Kültürü Yazıları” yayımlanmaya devam etmektedir. 2020 yılı itibarı ile 34 ülke 105 şehir gezip görmüş, fotoğraflamıştır. Evli ve iki kız babası aynı zamanda bir erkek torun sahibidir. Seyahatlerini eşiyle birlikte yapmaktan keyif almakta.

4 YORUM

  1. Eline kalemine sağlık,Göcek’te mavi tur çok keyifli , herkese tavsiye ederim hayatta bir kez mavi turun tadına varsınlar.doğa deniz mehtap hep sizinle beraber. Bir adaya gidiyorsunuz kazlar ve ördeklerle yüzüyorsunuz . Başka bir adaya gidiyorsunuz keçiler dolaşıyor. Başka bir adada eşekleri karpuz kabukları İle besliyorsunuz . Her mavi turun her Anı çok zevkli her gün teknede güneşi batırmak inanılmaz keyif veriyor

  2. Gerçekten yazın en güzel yanı bol bol denize girmek hele hele böyle güzel tekneyle de bol bol tadını çıkarmak süper anlattınız bende Kaş seyahatinde tekne turu yaparak 6-7koy dolaştım imkanımız ılsydı da gece de gün batımını teknede izleseydik keşke ama diyeceğim şu ki evet yaz gelince illaki deniz güneş kum tekne gezileri muhteşem oluyor inşallah her isteyen böyle bir turvyapar tekneyle kaleminize sağlık Yako Taragano sevgiler 🙏🌺🙋

  3. Kaleminle yaşatiyorsun yaşamışçasına…kesin yapmayı düşünüyorum. TR de emekli maaşlari 1000 € üstü olunca hemen yapacağım.😆🤩😍⚓

  4. Yazıyı okurken tur gözümde canlandı tebrik ediyorum kalemine eline sağlık Mavi Tur yazın güzelliklerinden biri deniz kum güneş ise vazgeçilmez bir olgu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here