Ana Sayfa Asya KAFKAS GÜZELİ TİFLİS Av. Suat Şimşek

KAFKAS GÜZELİ TİFLİS Av. Suat Şimşek

59
3
Paylaş

KAFKAS GÜZELİ

TİFLİS

Av. Suat Şimşek

 

Kafkasların başkenti, tarihi İpek Yolu’nun Trabzon’dan sonraki ikinci merkezi olan Tiflis; Artvin’den doğup Hazar Denizi’ne dökülen Kura Irmağı’nın dağlar arasında açtığı dar ve dik yamaçlı vadide, nehrin iki yakasında kurulmuş olan şehir. Günümüzde pasaportsuz, vizesiz ve ucuz yurt dışı tatili yapmak için güzel bir seçenek olan Tiflis’te hafta sonu tatilinizi değerlendirebileceğiniz gibi çevresi ile birlikte bir gezi rotası çizerek uzun tatil yapabilme imkânı da sunuyor. Şehrin sunduğu muhteşem görsellik, Gürcü halkının sıcakkanlı oluşu, özellikle dünyanın her yerinden gelen turistlerin ilgisini çeken sülfür hamamları Tiflis’i önemli kılıyor, seyahat severleri bu şehri keşfetmeye davet ediyor.

Tiflis’in turistik yerleri ve doğal güzelliklerini gezmek, şehri keşfetmek için iki gün yeterli ama eğer bu şehirde iki günden fazla kalma imkânı yaratabilirseniz, şehrin çevresindeki ilginç seyahat rotaları ile seyahatinizi zenginleştirebilirsiniz. Dünya’da şarabın ilk yapıldığı yer olduğu ve şarap tarihinin 8000 yıl öncesine dayandırıldığı kabul edilen Tiflis’in Kekhati bölgesindeki şarap rotalarına katılabilir, özellikle bahar aylarında muhteşem görsellik sunan yemyeşil görünümlü üzüm bağlarını gezebilir, şarap tadımlarına katılabilirsiniz. Eğer bu şehre kış sezonunda seyahat etmeyi planlarsanız Gudari kayak merkezi gibi ünlü kayak merkezlerinde kayak yapabilir, ayrıca her mevsim Kazbegi bölgesindeki yürüyüş rotalarında doğa yürüyüşleri yapabilme imkânı bulabilirsiniz.

 

Şehrin adı; en eski kaynaklarda Tbilisi diye yer alıyor. 1936’dan itibaren Tbilisi olarak değiştirilmiş. Adını; dağların yamaçlarında çıkan sıcak su kaynaklarından, Gürcüce sıcak anlamına gelen tbili kelimesinden almış. M.Ö. 4000’li yıllara kadar uzanan köklü bir tarihi ile dikkat çeken şehirde, M.Ö. IV. ve III. binlerde bir yerleşim yeri bulunuyormuş. V. y.y.da Kral Vahtang Gorgaslani dağların eteğinde Tiflis kale şehrini kurmuş olup; Kral Guaram zamanında kale genişletilerek şehir geliştirilmiş.VI. y.y.dan itibaren İpek Yolu üzerinde giderek gelişen ve stratejik öneme sahip olan Tiflis, bütün Kafkasya’nın önemli bir kenti olduğu için Müslüman Araplar, Bizans, İran ve Selçuklular arasındaki güç mücadelesinin odak noktası olmuş ve VI. ve X. y.y.lar arasında bu güçler arasında sürekli el değiştirmiş. 1122’de Kral Kurucu David Birleşik Gürcü Devleti’nin merkezini Kutaisi’den Tiflis’e taşıyarak Gürcistan’ın başkenti yapmış. XII .ve XIII. y.y.larda altın çağını yaşayan şehir kültür ve edebiyatın da merkezi olmuş. Kraliçe Tamar devri en parlak devirdir, onun devrinde ünlü şair Şota Rustaveli Tiflis’te çalışmalarını sürdürmüş. Günümüzde de Tiflisliler bu tarihi ve edebi şahsiyetleri unutmamışlar, şehrin ana caddesine Rustaveli’nin ismini vermişler, şehrin simgesi olan ve şehri tepeden seyreden görkemli heykel Kartlis Deda heykelini Kraliçe Tamar’a ithaf etmişler.

  1. y.y.da Moğol istilaları Tiflis’e de ulaşmış. XVI. y.y. da Safevi egemenliği görülen kent Kafkasya’nın en önemli kenti olma özelliğini korumuş. 1578’de Osmanlıların şehri fethetmesi ile Osmanlıya bağlı bir sancak olarak varlığını sürdüren kentte,1732 yılında Nadir Şah’ın İran ‘ı ele geçirmesi ile Osmanlı hakimiyeti son bulmuştur. 1801 ‘den itibaren Rusya egemenliği başlayan Tiflis,19. y.y.da bölgenin en önemli ticaret ve kültür merkeziymiş. 1917 devrimi sonrası Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti ‘nin,1918 -1921 arası Bağımsız Gürcistan’ın, Rus işgali ile Transkafkasya Federe Cumhuriyeti’nin,1936’dan itibaren Gürcistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin başkenti olmuş. 1991 ‘den itibaren Gürcistan’ın başkentidir.

Sahip olduğu tarihi mirası Tiflis’e özel bir ruh katıyor, kültürlerin karışımı şehrin çok kültürlü ve çok dinli yapısına vurgu yapıyor.  Bu şehirde dinler tarihini izler gibi polinom bölgesinde sinagog, cami, Ortodoks kilisesi, Ermeni kilisesi hatta Zerdüşt tapınağını bir arada görebilirsiniz. Ermeni Kilisesi Ekümenik olarak İstanbul’daki Patrikhaneye bağlı olarak varlığını sürdürüyor. Tiflis’in en eski kilisesi 6. y.y.dan, şehir inşa edildikten hemen sonra yapılan Saint Mary Kilisesi’dir. Kura Nehri kıyısındaki kayalıklar üzerine kurulmuş,12.y.y.da inşa edilen Metekhi Kilisesinin önünde şehrin kurucusu Vaktang Gorgasali’nin heykeli yükseliyor. Kilisenin bulunduğu bu alan şehrin en güzel fotoğraflarını çekebileceğiniz yerdir. Narikale Kalesi içindeki 13. y.y.da yapılıp, geçirdiği yangın sonrası 1996 yılında yeniden yapılan Aziz Nikolas Kilisesi şehirde görebileceğiniz bir diğer kilisedir. Ortodoks Nüfusun ağırlıkta olduğu şehirde dini yapılardan en önemlisi de etkileyici duvar resimleri ile ünlenmiş olan Betlemi Kilisesidir. Tiflis’te en görkemli ve şehrin her yerinden görülebilen Elia Tepesi’ndeki Gürcistan Ana Ortodoks Kilisesi “Sameba Katedrali” turistlerin en çok ilgisini çeken eserdir. Gündüzleri altın gibi parlayan katedral geceleri daha görkemli bir görünüm sergiliyor.

Köklü bir geçmişe sahip, doğal güzellikleri ile ilgi çeken Tiflis’te gezip görülecek pek çok yer bulunuyor. Sovyetler döneminden kalan, eskiden adı Lenin Meydanı iken günümüzde Özgürlük Meydanı olarak adlandırılan meydan, şehrin merkezidir ve şehri keşfetmenin başlangıç noktasıdır. Gürcistan’ın bağımsızlığını simgeleyen meydanın tam ortasında Ortodokslar için önemli dini şahsiyet Aziz George’un heykeli bulunuyor. 35 m yükseklikteki heykel özgürlük sembolü olarak yapılmış. Toplu gösterilerin merkezi olan meydanın etrafında tarihi belediye binası, alışveriş merkezleri, restoranlar, kafeler ve lüks oteller bulunuyor. Hatta bizdeki Mado kafeler zincirinin bir tanesi de bu meydanda bulunuyor. Tiflis ana caddelerinden çok ara sokakları ile öne çıkan bir şehir, ara sokaklarında bolca zaman geçirerek şehri keşfedin! Kentin en turistik ve gözde noktalarından olan Tbilisi Old Town bölgesi şehirde en çok zamanınızı geçirebileceğiniz yer olarak ön plana çıkıyor. Özgürlük Meydanı’ndan Barış Köprüsü’ne kadar olan alanı kaplayan bu bölgenin, yürüyerek rahatça gezebileceğiniz sokaklarında; binaların arasında gizlenmiş şirin avluları ve ferforje ya da ahşap işçiliğinin en güzel örneklerini sunan balkonlarıyla renkli evler görenleri adeta büyülüyor.  Karşılaştığınız her bir detay karşısında hayranlık duymamak mümkün değil! Burada dikkatimi çeken en önemli özelliklerden biri de; evlerin bir avlu etrafında inşa edilmiş olması ve dolayısıyla Gürcülerin  komşularıyla iç içe yaşıyor olmalarıydı. En güzel kafeterya ve barlar da bu bölgede bulunuyor. Kanaatimce, Old Town Bölgesi Tiflis seyahatinin en önemli unutulmaz ve nostaljik turu olarak hafızamda kaldı.

Gürcülerin sosyolojik yapısı diğer milletlerden farklılık gösteriyor. Anaerkil bir toplum yapısına sahip Gürcülerde evin reisi kadın. Birçok dilde kullanılan anne anlamına gelen “mama “babaya deniliyor, “deda” ise anne anlamında kullanılıyor. Şehrin simgesi olan dev heykel Kartlis Deda bir kadın ve Gürcülerin anası kabul ediliyor. Kentin kuruluşunun 1500. Yıldönümü olan 1958 yılında inşa edilen ve Tiflis’e altın çağını yaşatan Kraliçe Tamar’a ithaf edilen anıt heykel şehri tepeden izler şekilde yükseliyor. Sololaki Tepesi’nden şehri izleyen dev heykel (Mother of Georgia) bir elinde bir tas şarap, diğer elinde kılıç tutar şekilde tasvir edilmiş. Elindeki şarap kadehi; “bana dost olarak gelirseniz şarap ikram ederim “, kılıç ise; “bana düşmanca gelirseniz kılıç ile karşılık veririm ” mesajını veriyor. Teleferik ile çıkılan anıt heykele ulaştığınızda tüm şehri panoramik olarak seyredebilirsiniz. Hele gece görüntüsü ise çok daha muhteşem!

Tiflis adını aldığı sıcak su kaynakları ve sülfür hamamları ile ünlenmiş. Abanotubani bölgesindeki binlerce yıldır kullanılan sülfür hamamlarından yararlanmak için dünyanın her yerinden gelen turistlerin Tiflis’i ziyaret nedenleri arasında yer alıyor. Tiflis’te tarihi bir başka bölge ise; 4. y.y.dan günümüze kadar ulaşan ve şehrin ayakta kalan en eski yapısı olan Narikale Kalesi etkileyici bir görünüm sergiliyor. Kalenin bir yüzü Abanotubani hamamlar bölgesine, diğer yüzü ise büyüleyici görüntüsü ile Botanik Bahçesi’ne bakıyor. Teleferikle çıkılan kaleden en güzel Tiflis ve Kura Nehri görüntüsü izleyebilirsiniz. Şehri gezerken en önemli rotaların başında Kura Nehri üzerindeki köprüler geliyor. Nehrin iki yakasını birbirine bağlayan üç köprü bulunuyor; iki taş köprü ile birlikte şehrin simgesi olan Barış Köprüsü ‘dür. İtalyan mimar Michele De Lucci tarafından tasarlanmış ve 2010 yılında inşa edilmiş olan köprü farklı tasarımı ile benim gibi herkesi şaşırtıyor. Köprünün tasarım şekli ile ilgili farklı görüşler öne sürülse de bana göre bir salyangoza benzetilmiş. Camdan yapılan yaya köprüsü Tiflis’e gelen ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği bir yer olmasının yanı sıra cam bölmelerin içine yerleştirilen led ışıkları yandığında akşamları muhteşem bir görüntünün ise hayranlık derecesinde görsel sunduğu bu mekân, başkentin sayılı yerlerinden bir tanesi.

Şehirdeki geleneksel mimari modern yapılarla uyumlu bir şekilde bir araya getirilmiş. Tiflis’te mimariye ve sanata önem verildiğini şehri gezdiğinizde gördüğünüz yapılardan anlayabilirsiniz. Şehrin her yerinde binaların dış yüzeylerinde sokak sanatının en güzel örneklerini sunan resimler farklı konularıyla görenleri şaşırtıyor. Kura Nehri kıyısındaki Opera, Gösteri ve Tiyatro binası ilginç mimari tasarımı ile dikkat çekiyor; Sydney’deki Opera binasına benzer tasarımı ile etkileyici bir görünüm sergiliyor. Bunun dışında şehirde tiyatro, konser ve bale gösterileri izleyebileceğiniz birçok mekân bulunuyor. Şehrin en ilginç yapılarından birisi de Old Town bölgesinde küçük bir meydanda bulunan, garip bir yapı olarak nitelendirdiğim Gabriadze Saat Kulesi’dir. Şehre giden herkesin en çok aklında kalan saat kulesi 2010 yılında yapılmış. Bu saatte de her saat başı bir seremoni gerçekleşiyor ve seremoniyi izlemek isteyenlerle meydan doluyor. Saatin en üstündeki balkondan bir melek çıkarak, saat kaç ise o kadar çan çalıyor. Özellikle öğlen 12 ve akşam 19 saatlerinde saatin başında bulunursanız bir başka seremoniye tanık olursunuz; saatin ortasındaki metal perde açılarak bu kez birkaç kukla dönüyor. Turistleri şehre çekmenin bir göstergesi olan saat kulesi bir yerlerden tanıdık geliyor mu? Prag’taki Astronomik Saat örneği gibi! Saat Kulesinin yanındaki Cafe Gabriadze ‘de güzel bir mola sizi bekliyor, özellikle hava soğuksa sıcak çikolata içmenizi tavsiye ederim.

Tiflis’te şehrin en yeşil bölgesi olan Botanik Bahçesi 128 hektarlık alana sahip, yürüyüş ve dinlenmek için tercih edebileceğiniz bir yer! Aslında Antik dönemde kraliyet bahçeleri olan Botanik Bahçesine değişik ağaç türleri eklenerek genişletilmiş ve muhteşem bir bahçeye dönüştürülmüş. Bugün görülen düzenleme ve peyzajı 1845 yılında yapılmış. Şehrin hemen yakınında bulunan ve sülfür hamamlarının olduğu Abanotubani bölgesini geçince ulaşılan Leghvtakhevi Şelalesi görebileceğiniz bir başka doğal güzelliktir. Şehre gelenlerin ilgisini çeken, şehir merkezinden teleferik ile ulaşabileceğiniz Mtat Sminda Dağı inanılmaz ve etkileyici bir manzaraya sahip! Bu noktadan tüm Tiflis görülebildiği gibi, gün doğumu ve gün batımında güzel bir görüntü izleyebilirsiniz

Tiflis’in en geniş ve en işlek caddesi olan Rustaveli Bulvarı, 12 y.y.da yaşamış ünlü şair Şota Rustavelli’ den adını almış. İki tarafı büyük ağaçlarla çevrili olan bulvarın özelliği; en önemli binaların, müzelerin ve Opera binasının bu cadde üzerinde bulunuyor olmasıdır. 1,5 km uzunluğundaki caddede birçok restoran ve kafe de bulunuyor. Rustaveli Bulvarı üzerinde kurulan açık hava pazarı olan Dry Bridge Pazarı ‘nda ikinci el ve el yapımı eşyalar bulabileceğiniz gibi Gürcü ressamların rengarenk tabloları ile de dolu! Bu pazarın üst kısmında pazar günleri kurulan eski eşya tutkunlarının ilgi gösterdiği bit pazarında; Sovyet döneminden kalma antika eşyalar ve Gürcü kültürüne özgü eşyalar da satılıyor. Şehirde; içinde hostel, kafe ve restoranların bulunduğu bir yapı kompleksi olan Fabrika’da da özellikle akşamları güzel vakit geçirebilirsiniz.

Gürcistan dünya şarap tarihinde önemli bir yere sahiptir. Buradaki şarabın tarihinin 8000 yıl öncesine dayandığı ve dünyada ilk şarabın burada yapıldığı söyleniyor. Tiflis’te de geleneksel yöntemlerle üretilmiş şaraplar için seçenekler oldukça fazla ve bunların sunulduğu mekanlar da özel bir tasarıma sahip. Bir akşam programınızı mahzenlerde bulunan bu şarap evlerinde geçirebilirsiniz. Dünya ‘da ilk şarap şişesinin yapıldığı bu topraklarda şarapları deneyin. Tiflis’te ilginç bir müze bulunuyor; dünyanın her yerinden toplanan parçalardan oluşan Tirbuşon Müzesi! Her biri ayrı sanat eseri. Akşam yemeği için canlı müzik yapılan mekanları, canlı müzik olup olmadığını sormak kaydıyla tercih edebilir, Gürcü kültürüne özgü müzikleri dinleyebilirsiniz. Kura Nehri kıyısında, Paris’teki Buda Bar örnek alınarak yapılmış olan eğlence mekânı da tercihleriniz arasında yer alabilir.  Meşhur Gürcü mutfağında en ünlü yerel lezzetlerinin başında “hinkali” adlı, içi genellikle et bazen beyaz peynir ve patates ile de doldurulup ikram edilen hamur işi geliyor. Yine bir başka hamur işi, bizim peynirli pideye benzeyen yerel lezzeti Kachapuri. Et seviyorsanız zengin et çeşitleri de Gürcü mutfağında yer alıyor.

 

Av. Suat Şimşek

Avukat, eğitmen, yazar, gurme, rehber ve gezgin. 19 Ocak 1973 tarihinde Berlin’de doğdu.1995 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Üniversite yıllarında, İstanbul Defterdarlığında ve Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü’ne bağlı olarak İstanbul Muhakemat Müdürlüğünde muakkip olarak görev yaptı. 1997 yılında aynı üniversitede Mali Hukuk alanında Yüksek Lisans programına katıldı.

1995 yılında Eke&Şimşek International Law&Consultancy firmasının yönetici ortağı olan Şimşek, yerli ve yabancı birçok şirketin, dünyanın değişik metropollerinde yer alan Uluslararası Tahkim Mahkemelerinde uyuşmazlıkların hallinde avukat ve danışman olarak görev aldı.

Özellikle VERGİ ve İDARE HUKUKU, REKABET HUKUKU, TURİZM HUKUKU, SAĞLIK HUKUKU, ENERJİ HUKUKU, KAMULAŞTIRMA HUKUKU, BİLİŞİM, TEKNOLOJİ ve SOSYAL MEDYA HUKUKU, FİKRİ ve SINAİ HAKLAR HUKUKU, SÖZLEŞMELER HUKUKU, ŞİRKETLER HUKUKU, İNŞAAT HUKUKU ve FIDIC, KAMU İHALE HUKUKU alanında deneyim sahibidir.

Halen İstanbul Barosuna bağlı olarak serbest avukatlık yapan Şimşek, çeşitli gazete ve dergilerdeki hukuk makalelerinin yanı sıra, gezi kültürüne yardımcı olmak amacıyla, yüksek tirajlı ulusal ve uluslararası gazetelerde ve dergilerde gezi yazıları da yazmaktadır.

Dünyanın 175 ülkesine seyahat etmiş olan Şimşek, Fenerbahçe Spor Kulübü, Büyük Kulüp, Türkiye Gezginler Kulübü, Maliye Okulu Derneği ve bazı Sivil Toplum Örgütlerinde aktif olarak görev almaktadır.

Av. Suat Şimşek aynı zamanda gerek uluslararası gerekse Türkiye’nin seçkin firmalarına, yeni kanunlardaki değişimler bakımından eğitimlerine de devam etmektedir. Özellikle;

Vergi ve İdare, Rekabet, Sağlık, Bilişim, Teknoloji ve Sosyal Medya Hukuku, Fikri ve Sınai Haklar, Turizm Hukuku, İnşaat Hukuku ve Fidic, Yapay Zekâ ve Robot Hukuku, Sözleşmeler Hukuku, Blockchain ve Kripto Paralar Hukuku ile Enerji Hukukunun her alanında profesyonel eğitim çalışmalarını sürdüren Şimşek,

Kurum İçi Motivasyon Eğitimleri kapsamında da

-Bir Gezginin Sırt Çantası,

-Seyir Defterimden Başlıklar,

-Dijital Çağda 7 Kıta’da Dünya Vatandaşı Olmak,

-81 İlde Lezzetto,

-Harikalar Diyarı ve UNESCO Dünya Miras Listesi,

-Antik Yerleşimler ve Tarihi,

-Mitologya, Antik Yunan ve Roma Mitolojisi,

-Bir Tur Rehberinin Kaleminden Köşe Bucak Dünya,

Konuşan Masa,

Trekking ve Ekip Ruhu başlıklı eğitimleri de vermektedir.

​Av. Suat Şimşek iki çocuk babası olup; çok iyi derecede İngilizce ve orta düzeyde İtalyanca bilmektedir.

3 YORUM

  1. Selamlar Suat bey ne güzel anlatmışınız böyle güzel bir geziyi elinize kaleminize sağlık gezmeye ve yazmaya devam sevgiler💐💐💐

  2. Suat bey elinize kaleminize sağlık
    Tiflis Şehrini tüm güzel yönleri ile bize aktardınız
    Tıflis şehrini görmek kısmet olmadı. Batum’a gitmiştim keşke devam edip Tiflis’e de gitseydim. Tren ile 5 saat yolculuk yapsaydık şehri görebilirdik.Neyse nasıl olsa çok uzak değil programa alınabilir.
    Çok teşekkürler

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here