Ana Sayfa Avrupa SAMOS ADASI

SAMOS ADASI

150
2
Paylaş

SAMOS ADASI

Tüm arkadaşlarım ver çevrem yaz tatilleri için özellikle Yunan adaları müptelası olduğumu bilirler. Zaman zaman yazılarımda da okumuşsunuzdur. Bu kez yaz tatili için Samos adasını seçtim. Kış ortasından çalışmalara ve araştırmalara başladım. İnternet bilgileri, vloglar vs derken dersimi iyi çalışıyordum. Mart ayında rezervasyonlara başladım. İlk olarak işe Kuşadası’ndan hareket edip Samos adasına giden katamaran rezervasyonu ile başladık. Gemi Samos ta iki farklı limana yanaştığından tercihimi Vathy limanı olarak kullandım. Buna göre otelimizin de rezervasyonunu Samos’un merkezi olav Vathy de seçtim. Ada da köyleri ve plajları gezmek için arabaya ihtiyaç vardı. Onu da rezerve edip kiraladık. Gece araba kullanmayı sevmediğimden Kuşadası’na bir gün evvel gelip dönüş tarihinin bir gün sonrası için Kuşadası’nda Demirhan Suit otele rezervasyon yaptım. Ağustos ayının ilk haftası heyecanla beklediğimiz seyahat günü geldi çattı. Bir pazar sabahı yola çıkıp, yolda birkaç mola verdikten sonra yaklaşık 6 saat içinde Kuşadası’na vardık. Önce bir şeyler atıştırmak için önceden tavsiye edilen Çarşaflı Burger’e uğradık. Gerçekten de tavsiye edilen kadar lezzetli idi yediğimiz sandviçler. Yemek sonrası otelimize yerleşip biraz dinlendikten sonra Kuşadası Marina ya gelip biraz vakit geçirdik. Marina karşısındaki kafelerde oturup gün batımını izlerken buz gibi biralarımız yudumladık. Biranın yanına pizza, patates tava gibi atıştırmalıkla akşam yemeğimizi geçiştirip saat 10 a doğru taksi ile otelimize döndük. Ertesi sabah saat 6.30 gibi katamaranın hareket edeceği limana geldik. Önce Check-inn işlemini yapıp daha sonra gümrük ve pasaport kontrolü yaptırıp bizi Samos’a götürecek gemiye bindik.

 

Yaklaşık 1 saat süren deniz yolculuğu sonrası Vathy limanına yanaştık. Kısa süren çıkış işlemleri sonrası limanın karşısında yürüme mesafesindeki arabayı kiraladığımız Rent a car a geldik. Kısa süren kiralama işlemleri sonrası doğru otelimize gittik. Sahile yaklaşık 900 metre mesafesinde olmasına rağmen navigasyon dolandıra dolandıra bizi otelimize getirdi. Valizimizi bıraktığımız gibi Samos gezimizin ilk durağı olan Pythagorion’a direksiyonumuzu çevirdik. Ünlü matematikçi Pisagorun doğduğu köy olan Pythagorion çok şirin bir balıkçı kasabası gibi. Çarşısını gezdik ünlü Pisagorun sahildeki heykeline gidip fotoğraflar çektik, oradan da bu köyün ünlü sokağı Blue Street’e gittik. Daracık her tarafı, yerler, duvarlar, evler, maviye boyanmış şirin mi şirin bir sokak. Sokağın sonu harika bir manzaraya açılıyor. Adanın bir bölümünü kuş bakışı izleyebiliyorsunuz. Saat öğlen biri geçiyordu. Bu kadar kültürel gezi yeter deyip kendimizi bu bölgedeki sahillerde bulunan plajlarına yönelttik. Bu sahilde Potokaki, Pisili Amos, Posidonio koylarındaki plajlarla önce bir göz attık. Denizi, Şezlongları, lokanta ya da kafesi bize en uygun olan Posidonio koyundaki Pandios Beach de durmaya karar verdik. Tüm günün seyahat yorgunluğu ve havanın sıcaklığı sonrası buranın suyu bizlere adeta şerbet gibi gelmişti. Egenin Akvaryum görüntüsündeki sudan çıkmak istemiyorduk. Nerdeyse 1 saate yakın suda kaldık. Şezlonglarımıza uzandığımızda bizlere servis yapan şirin kızdan soğuk bira ve tost istedik. Buz gibi Yunanlıların Mythos birası içimizi ferahlatmıştı. Hanımlar içecek tercihini Yunanların meşhur kahvesi Frappe den yana kullandılar. Saat 6 ya kadar plajda kaldık. Dönüş yolunda Yunanistan’ın meşhur marketi Lydl a uğradık. Fırından sıcak sıcak çıkan böreklerden aldık, ayaküstü soğuk portakal suları ile hafif hafi acıkan midelerimize indirdik. Buradan otele döndük. Biraz dinlenip duşumuzu aldıktan sonra yürüyerek şehir merkezi Vathy ye geldik. Çarşıda dolandık, hediyelik eşya dükkanlarına göz attık, sahilde yürüdük, harika kurabiyeleri olan bir fırın gördük. Sabah kahvemizle içmek için biraz alıp, Vathy meydanındaki Aslan heykelinin avlusundaki bir İtalyan lokantasına oturduk. Harika bir 5 peynirli pizza ile Akdeniz yeşilliklerinden hazırlanan bir salata ısmarladık. Yunan adasında harika bir İtalyan yemeği yemiştik. Lezzeti gerçekten damak çatlatan cinsteydi. Yemek sonrası yine yürüyerek otelimize dönüp uykuya daldık.

 

Samos ta ki ikinci günümüzün programı da hazırdı. Programa başlamadan otel odamızın balkonunda akşam aldığımız kurabiyelerle kahvemizi yudumlarken hafif esen rüzgarın sabah serinliğinde uzaktan deniz manzaramızı izledik. Sabah keyfi sonrası İlk durağımız Manolates dağ köyüne yollandık. Ağaçlar içinde daracık yollardan geçip köye yaklaşık 45. Dakikada ulaştık. Ada ve bu köy seramik atölyeleri ve hediyelikleri ile meşhur. Ancak sabahın 9.30 unda köy halkı uyanmamıştı henüz. Daracık sokaklarda yürürken bazı yaşlı erkencilerin kapılarının önünü süpürüyorlardı. İhtiyarcıklara Kalimera dedik, kafalarını kaldırıp en şirin halleri ile Kalispera diye cevap verdiler. Manolates Köyünü bir saate kadar gezindik. Yazık ki Seramik atölyeleri açmadıkları için imalat yaptıkları bölümü gezemedik. Niyetimiz bu adaya mahsus seramikten yapılmış Pisagorun Adalet bardağından almak idi. Bu bardağın çok ilginç bir özelliği var. Belli bir yere kadar doldurursan koyduğun içeceği içebiliyorsun. Belirtilen sınırı aşarsan altındaki delikten sifon vazifesi gören bir düzenekle tüm içecek dışarı boşalıyor. Yani ünlü Filozof burada şunu demek istedi. “Hakkına razı olmazsan, elindekinin tümünü kaybedersin”. Manolates de son olarak köyün tepesinden Samos’un bazı koylarının manzarasını izleyip, programımızın bu bölümünde yer alan Kokkari köyüne indik. Önce kahvaltı etmemiz gerekiyordu, çünkü sabah otel de içtiğimiz kahve ve yanında yediğimiz kurabiye ile idik bu yüzden midemiz guruldamaya başlamıştı. Kokkari nin çarşısına giderken sahildeki Grandma’s Home Bakery hoşumuza gitmişti. Sahildeki deniz manzaralı masaları da bizi cezbedince oturduk. Sipariş olarak yumurta çeşitleri istedik. Sıcacık sunulan çeşitli ekmekler, Limonata ve kahve eşliğinde harika bir kahvaltı keyfi yaptık. Kahvaltı yaptığımız kafenin yanında Kokkari nin en bilindik ve meşhur balık lokantası Meltemi Tavernası vardı. Her Vlogda anlatılan bu Tavernayı ziyaret edip menü ve fiyatlarını inceledim. Her yerde olmadığı kadar gibi zengin balık çeşitleri ile deniz mahsullerinin bulunduğu menü listesi çok makul fiyatlardaydı. Kahvaltı sonrası, Kokkari nin çarşısını dolaşıp etrafı gezelim dedik. Şirin küçük harika bir sahil kasabası.

Burayı gezerken bir daha Samos a geldiğimde Kokkari deki otellerde kalırım diye aklımdan geçirdim. Gezine gezine yine öğlen saatini bulmuş havanın sıcaklığı iyiden iyiye bunaltmaya başlamışken buraya çok yakın daha önceden tespit ettiğimiz Lemonaki Beach a gittik. Bu sahilde hemen hemen yan yana denecek şekilde 3 ünlü plaj var. Lemonaki, Tsamadou ve Navagos Beach. Biz tercihimizi Lemonaki Beach ten yana kullanıp plaja girdik.

Gerçekten hayallerdeki Beach tarzı harika bir plaj. Denizin suyu berrak, şezlonglar rahat, kafe ve lokantası derseniz deniz kenarı için menüsü zengin. Akşam saatine kadar denizin tadını çıkartıp saat 6.30 gibi otelimize geldik. Duş alıp üstümüzü değişip biraz dinlendikten sonra Vathy merkeze indik. Bu akşam Yunan spesyaliteleri ile güzel bir rakı keyfi yapmak için daha önceden sahilde gezinirken gözümüze kestirdiğimiz Meze Tavernaya oturduk. Çok sevdiğim Yunan mezeleri olan Grek Salat, Tzaziki, Yunan usulü Kabak ve Patlıcan tava ile ilk kadehlerimizi parlattık. Genellikle Uzo olarak Barbayani markasını tercih ederim ancak burada yoktu onun yerine Samos’a özel olan Frantzeskos Ouzo Samos markasını tavsiye etmişlerdi. Gerçekten bu rakı da bizim Yeni rakı tadına çok yakın bir uzo. İçiminden keyif almıştık. Gün batımını izlerken bir taraftan da rakılarımız ve harika Yunan mezeleri ile adeta damaklarımıza şenlik yaşatıyorduk. Geç saate kadar oturup gecenin tadını çıkartmaya çalıştık. Yemek sonrası sahili yürüyerek gezip, harika dondurmalarımızı yiyerek otelimize döndük.

Samos ta ki son günümüzün sabah saatlerini biraz Lydl marketten alış verişe ayırdık İstanbul’da fiyatı daha pahalı ancak Yunan adalarında daha ucuz bulduğumuz Rokfor ve Parmesan peyniri, Ançues, Sardalye gibi taşınabilir güzel konserve ve mezelikler alıp göz zevkimizi şenlendirmek için raf ve reyonları izleyerek dolandık. Market sonrası biraz çevreyi gezinip dolaşmak, biraz da plajlarında serinleyerek değerlendirmek istedik. Dönüş gemimiz 6.30 da olduğundan Vathy den çok uzaklaşmadan uygun bir plaja gidelim dedik ve yine Posidonio koyundaki Pandios Beach a gittik. Saat 4 e kadar akvaryum gibi denizin tadını çıkarıp serin sularında ferahladık. Samos turumuzun sonuna geliyorduk. Önce valizleri ve birlikte geziye geldiğimiz arkadaşlarımızı limana bıraktık. Sonra kiraladığımız arabayı teslim edip yürüme mesafesindeki geminin hareket edeceği limana geldik. Büyük keyif aldığım Yunan adaları gezimizi hayal ettiğimiz gibi geçirmiş ve sonlandırmıştık. İstanbul’a gece vakti dönmemek için Kuşadası’nda gelişte kaldığımız Demirhan Suit otele giriş yaptık. Otelin muhteşem Kuşadası limanı manzaralı, çatısında geniş bir balkonu olan bar ve lokantası vardı. Merkeze ineceğimize tatilimizin son keyfini bu manzaraya karşı, Rakı peynir kavun üçlemesi ile yapmayı tercih ettik. Ertesi sabah kahvaltı sonrası kısa bir Kuşadası ring seferi yapıp İstanbul’a dönüşe geçtik.

Bir Tutkudur Seyahat…

Paylaş
Önceki İçerikENDÜLÜS SEVİLLA – CORDOBA – GRANADA – MALAGA
Sonraki İçerikBİR HAFTA SONU KAÇAMAĞI KÜÇÜKKUYU
1957’de İstanbul’da doğdu. İlkokul yıllarında önce çevreyi tanıyarak gezgin olma yolunda adımlar atarken, ortaokul yıllarında ilk ciddi yurt dışı gezisini gerçekleştirmesiyle seyahat onda bir tutkuya dönüştü. Askerlik sonrası profesyonel hayatına başladığı tekstil sektörü ile beraber yurtdışı gezileri de artmaya başladı. Çıktığı bu gezileri ölümsüzleştirmek adına eline aldığı makinesiyle amatörce çektiği fotoğraflarla birçok sergiye katıldı ve ödüller kazandı. 2000’li yılların başında arkadaşlarının ve yakın çevresinin de teşviki ile Turizm Sektöründe uzun yıllar acentecilik yaptı. Bu yıllarda Türkiye Gezginler Kulübü ile tanıştı ve Genel Sekreterlik görevinde bulundu. Emekli olduktan sonra farklı kurumlarda İdari Yönetici olarak görev aldı. 30 yılı aşkın zamandır “Sinagog İlahileri Korosu Şefliği” yapmakta ve korosuyla birçok kez yurtiçi ve yurtdışı konserlerine ayrıca bazı televizyon ve radyo programlarına katılmaktadır. 2005’ den bu yana gazete ve dergilerde “Gezi ve Yemek Kültürü Yazıları” yayımlanmaya devam etmektedir. 2023 yılı itibarı ile 35 ülke 115 şehir gezip görmüş, fotoğraflamıştır. Evli ve iki kız babası aynı zamanda bir erkek torun sahibidir. Seyahatlerini eşiyle birlikte yapmaktan keyif almakta.

2 YORUM

  1. Samos Adasını görmeyenler için mutlaka gitmelerini tavsiye ediyorum.
    Denizi , Balıkları , Mezeleri, Doğası , Mavi sokağı, Muhteşem bir ada.
    Birde Can Dostalar ile gittiyseniz değmeyin keyfine…….

    Harika bir anlatım. Teşekkürler. Kaleminle geze kal.
    .

  2. Selamlar ne güzel yaza hazırlık programları hele hele anlatım ve yerler mezeler de o kadar güzel gözüküyorlar ki emeğine kalemine sağlık yazmaya gezmeğe anlatmaya devam teşekkürler sevgili Yako Taragano💐💐💐

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here