Ana Sayfa Avrupa Yunanistan’ın Avrupalı adaları  Zakyntos ve Kefalonya 1.Bölüm   Zakyntos

Yunanistan’ın Avrupalı adaları  Zakyntos ve Kefalonya 1.Bölüm   Zakyntos

1283
24
Paylaş

Yunanistan’ın Avrupalı adaları

 Zakyntos ve Kefalonya

1.Bölüm   Zakyntos

Kesindi kararımız,aylar öncesinden vermiştik.İdari izinler,köprüler,kaçamaklarla 10 güne çıkması çok olası Kurban Bayramı tatilinde tüm ülkenin akın edeceği Çeşme’den kaçacaktık,hem de uzaklara..

Aşırı kalabalık,trafik karmaşası,beach sahipleri,restoran ve kafelerin akıl almaz fahiş fiyat ve uygulamaları sinir sistemimizde onarılamaz hasarlara yol açabilirdi.

İnternette yaptığımız araştırmalar ve daha önce gezip beğenen arkadaşlarımızın önerileri ile Yunanistan’ın Adriyatik kıyılarındaki İon adalar grubundan Zakyntos ve Kefalonya’ya gitmeye karar verdik.Seyahate beraber çıkacağımız dostlarımız,sevgili Rahel-Mişa Hayim çifti ile kahve sohbetlerinde de yolculuğun rotasını ana hatlarıyla çizdik.Tüm hotel rezervasyonlarını booking.com’dan,feribot biletlerini ve kiralık arabayı internetten kesinleştirip 17 Ağustos Cuma sabahı Çeşme’den yola çıktık.

Ertürk katamaranı ile 20 dakikalık keyifli bir yolculukla vardığımız Sakız’da limana yakın bir kafede milli içecekleri frappenin tadına bakıp çarşıda şöyle bir tur atıncaya kadar bizi Pire’ye götürecek feribot limana yanaşıverdi.

O devasa geminin rıhtıma bağlanması,yüzlerce yolcu,.onlarca TIR,kamyon ve arabanın bir taraftan inerken diğer taraftan binmesi ve demir alıp  tekrar hareket etmesi inanın 45 dakika bile sürmedi.

Kaptan,kıvraklıkta Kadıköy-Bostancı minibüs şoförleri ile yarışırdı rahatlıkla.

7.5 saatlik rahat bir yolculukla vardığımız Pire limanı Yunanistan’ın en önemli deniz kapısı. Cruise gemilerinin,yakın adalara çalışan katamaranların,daha uzaklara ve İtalya’ya giden feribotların oluşturduğu trafik inanılmaz.Buna rağmen herşey aksamadan tıkır tıkır işliyor.

Karayolu ile Batı’ya devam edecekler veya ertesi gün başka adalara geçecekler için Pire ideal bir transit noktası.Limana yürüme mesafesinde temiz,konforlu,ucuz bir otelde kalabilir,yeşil metro hattı ile Atina’nın merkezine 20 dakikada ulaşabilirsiniz.Sintagma meydanı,

Plaka,Monastiraki gibi turistik noktalarda gezinip güzel bir tavernada uzo-buzuki faslından sonra rahatlıkla otelinize dönebilirsiniz. Biz de öyle yaptık.(Metro gidiş-dönüş euro 2.80 Hotel Fillon 2 kişilik oda euro 47.-)

Ertesi sabah kiraladığımız arabayla Zakyntos feribotuna binmek üzere Kylini’ye hareket ettik 280 km’lik yolun önemli bir bölümü paralı 3 şeritli otoyol.Korint kanalından ve Patras’tan geçiyor.Feribota  yetişememe endişesiyle Korint kanalını gezmeyi dönüşe bıraktık. Patras yakınlarındaki Rio Köprüsü Ağustos 2004’de hizmete girmiş.Peloponez yarımadası ile Yunan ana karasını birbirine bağlayan ihtişamlı ve çok estetik bir yapı.

Kylini’den feribotla 1 saatte geçtiğimiz Zakyntos ve Kefalonya daha önce belirttiğim gibi İon adalar grubundan. Yunanistan’ın diğer adalarından(Oniki adalar,Sporadlar,Kikladesler) gerek bitki örtüsü,gerek turist profili gerekse fiyatlar açısından ayrışıyor.

Herşeyden önce yemyeşil,çok zengin bir floraya sahip.Mavi ile buluşunca da karşınıza inanılmaz güzellikte manzaralar çıkıyor.

Adalara gelenler ağırlıkta İngiliz ve İtalyan Hele Kefalonya’da anadil İtalyanca desek abartmış olmayız.

İtalya dışında bir arada bu kadar çok İtalyanı bu adada gördüm.İnternette araştırma yaparken Kefalonya’da çevrilmiş ”Yüzbaşı Corelli’nin Mandolini” filmine denk gelip izlemiştim (Nicholas Cage) 2.dünya savaşı sırasında adayı işgal eden İtalyan askerleri ile ilgili hoş bir film. Bunun da İtalyanların bu denli yoğun ziyaret etmelerinde bir etkisi vardır şüphesiz.

Fiyatlara gelirsek Santorini ve Mikonos gibi popüler adalar hariç diğer Yunan adalarından daha pahalı. Konaklama olsun,yeme-içme olsun belki de Avrupa’ya daha yakın olması sebebi ile fiyatlar daha yüksek.

Adada merkez Zakyntos (Zante  diye de geçiyor) dışında konaklanacak birçok yerleşim yeri var Biz adanın güneyinde Vasilikos taraflarında Hotel Vasilikos Beach de kaldık.Ormanın içinde plaja yürüme mesafesinde güzel bir otel.Kahvaltı büfesi oldukça zengindi.Hemen yanındaki San Nikolas plajı tüm seyahatte gördüğümüz en güzel kumsaldı.Pırıl pırıl bir deniz ve müthiş ,incecik bir altınkum.Denize girdiğimiz diğer plajlar ya kayalık ya da irili ufaklı taşlıktı.

Haritadaki mesafeler sizi aldatmasın. Yollar dar,virajlı,trafik oldukça yoğun.Gideceğimiz yer 20 km rahatlıkla 15 dakikada gideriz diye düşünmeyin kesinlikle.Canım,zaten tatil moduna girdik acelemiz ne!!

Ertesi sabah 45 km kuzeydoğudaki Agios Nikolaos’a gitmek üzere yola çıktık.Bu 50 nüfuslu ufacik liman hem Kefalonya’ya ulaşımı sağlayan feribotun yanaştığı yer,hem de meşhur Navagio(Shipwreck) plajına turist taşıyan tur teknelerinin kalkış limanı.

Yolda Xigia plajında ve Mikro Nisi’de mola verip denize girdik.Vaktiniz varsa özellikle Xigia’da suya girip serinlemenizi tavsiye ederim. Manzarası müthiş,denizi mükemmel.

Öğle saatlerinde vardığımız Agios Nikolaos’ta kalkmak üzere olan 20 kişilik bir tekneye attık kendimizi.

2×250 beygirlik çift motorlu tekne Ferrarimsi bir hızla Navagio plajına  hareket etti.Adanın bu en meşhur,fotografları broşür ve kartpostalları en çok süsleyen plajında denizin rengi inanılmaz bir mavi.

Tabii burayı bu denli popüler yapan ise kaçak sigara taşıyan bir geminin sahil güvenlikten kaçmaya çalışırken burada karaya oturması(şehir efsanesi de olabilir diyenler var)

Akın akın gelen irili ufaklı tur teknelerinden inenler,geminin önünde hatıra resmi çektirenler,”yasaktır”

uyarılarına rağmen her tarafı paslı,jilet gibi keskin enkazın üzerine çıkıp muzaffer bir edayla poz verenler.Tam bir curcuna anlayacağınız..

Dönüş yolundaki Mavi Mağara’da(aynı oluşum  aynı isimle  Capri adasında da var )verilen 15 dakikalık yüzme molasında ışık oyunları ile bambaşka bir renge bürünen berrak mı berrak billur sularda yüzmek çok keyıfliydi Kaptanımız daracık mağaranın içinde tekneyi büyük bir ustalıkla 180 derece döndürerek alkışı ve tabii ki bahşişi fazlasıyla hak etti.

Siz siz olun,denizden gezdiğiniz Navagio koyunu bir de tepeden görün Kuzeydoğudaki.Agios Nikolaos’tan ,kuzeybatıdaki Navagio koyu seyir tepesine(Navagio Shipwreck Viewing Point) 30 dakikada ulaştık. Seyir platformuna pas vermeden denizi karşınıza aldığınızda sağınızda göreceğiniz patikada 10-15 dakika yürüyün.Karşılacağınız manzara nefesinizi kesecek.Çok etkileyici,müthiş bir görüntü.Arabanın bagajına sabahtan atacağınız yürüyüş ayakkabıları burada hayatınızı kurtarıyor.Tekne,deniz derken ayağınızda olan terliklerle burada yürümek hem çok zor hem kazaya davet.

Otele dönüşte yolumuz Zante’den geçeceği için akşam burada yemek yemeği planlamış,sabahtan bagaja

(ayakkabılarla beraber!!!) birer temiz şort ve gömlek koymuştuk.Erkekler arabada,bayanlar da bir aperitif aldığımız barda değişip makyajlarını yapınca akşama hazırdık.

Adres belli Gerek Foursquare gerekse Trip Advisor’ da çok olumlu yorumlar alan Ammos Taverna.

Girişte rezervasyonumuzun olup olmadığını soran yetkiliye biraz ukala mı ne diye burun kıvırdık ama ilerleyen saatlerde kapıda oluşan kuyruğu görünce adama hak verdik.

Bütün günün yorgunluğu,içilen uzolar ve sahibi Dimitri’nin ikram ettiği ev yapımı likörden sonra otelin yolunu zor bulduk.

Adadaki bir sonraki günümüzü batı kıyısındaki Porto Limnionas ve Porto Roxa da denize girmeye ayırdık.Derin yarların dibinde, kayalıkların arasında lagün gibi plajların methini çok duymuştuk. Yol uzayıp virajlar arttıkça,etrafta da herhangi bir yerleşim kalmayınca acaba kaybolduk mu,bir sapağı atladık mı diye düşünmeden edemedik.Navigasyon  genelde  çalışıyor,arada bir de ben yokum deyip istifa ediyordu. Bir sonraki virajı dönünce hayatımızın en büyük şoklarından birini yaşadık. Karşımıza resmen bir araba ve motorsiklet tarlası çıktı. Yüzlerce araç,dağ,bayır ,yamaç nerede yer varsa oraya park etmişti.Park yerinden denize kadar inen bütün kayaların üzerinde,patikalarda rengarenk havlular,boş bir yer bulup oturmayı başarmış olanlar ve müthiş, çok cezbedici görünen bir deniz.Tepede bulunan taverna ise kısıtlı alanlara koyabildikleri şezlonglar  ve o kalabalığa rağmen aksatmadıkları servis ve lezzetli yemekleri ile her türlü övgüyü fazlasıyla hak ediyor.

Kısa bir stabilize yoldan ulaştığımız Porto Roxa ise Limnionas’ın çok daha küçüğü ama denizi bir o kadar keyifli. Hanımın bütün itirazlarına rağmen  gençlerle kuyruğa girip atlama platformundan suya bıraktım kendimi,hem de birkaç kez. Oralara gideseniz Porto Roxa’yı pas geçmemenizi öneririm.

Akşam yemeği için Vasilikos’a 10 km mesafedeki Argassi de ,Anadalis adlı restoranda 1 ay öncesinden yer ayırmıştım.Üzerinde adanın haritası basılı kağıt örtüler,saganaki,musakka,grek salata,yaprak sarmadan gına gelmiş olmalı ki,keten örtü ve peçeteler,çok özenli ve mesafeli bir servis,Vedat Milor’vari yemekler ve güzel şarap eşliğinde enfes bir akşam geçirdik.

 

Buradaki son sabahımızda   Agios Nikolaos’tan Kefalonya’ya giden feribota ulaşmak için erkenden yola koyulduk. Adadaki ilk günümüzde de bu yolu yapmış olduğumuzdan çok daha kısa bir sürede rahat  rahat varıp  kuyruğa girdik. Bilet almış bütün araçları feribota sığdırabilmek için görevlilerin arabaları birbirlerine ne kadar yakın park ettirdiklerini ifade edemiyeceğim için videosunu çekip buraya koydum.Gerçi yetkilinin  elini sıkıp tebrik ettim ama sert, dalgalı bir denizde araçların birbirine vurmaması olanaksız.

45 dakikalık bir yolculukla vardığımız  Pesada limanında Kefalonya günlerimiz başlamış oldu.Bu adadaki izlenimlerimi  sizlere başka  bir yazıda aktarmaya çalışacağım.

Gezmek çok güzel sevgili dostlar…

Paylaş
Önceki İçerikEH REÇELİ
Sonraki İçerikTrakya’da Bağbozumu ve İğneada gezisi
1955 İzmir doğumludur. İst.Saint Joseph Fransız Koleji ve ODTÜ mezunudur. Okumak, yelken, doğa yürüyüşleri, gezmek ve gezdirmek hobileri arasındadır. Evli, 2 çocuk ve taptığı bir erkek torun sahibidir.

24 YORUM

  1. Albertciğim yazılarınla aramıza hoş geldin. Yine harika bir Yunan adası turu kalemine sağlık. Gezinin ikinci bölümünü heyecanla bekliyorum.
    Geze kal, yaza kal. Sevgiler

  2. Sevgili Albert BLOGUMUZA Hoş geldin.
    Eline ,kalemine, Yüreğine sağlık . Çok Güzel bir yazı olmuş.
    En son sizlerle gittiğimiz sakız adası ile beraber, Yunanistan’ın 8 adasını görme fırsatı buldum. En kısa zamanda Bu anlattığın adayı da görmek isterim. Hepsi ayrı keyif ,Ayrı Lezzet, Ayrı Eğlence.. Nice coğrafyalarda birlikte olmak dileği ile ,Gezgin Ruhunla Kal…………

  3. Harikasın Alber 👏👏👏👏. Ne güzel yazdın. Okurken bitmesin diye ben de koştum sanki sizinle. Nefes almadan gezmek diye buna derler sanırsam. Denize atlamak için bile kuyruğa girmen de çok hoş :)), kuyruk candır. Ayrıca resimler de çok güzelmiş. Yukarıdan görünen manzara için bence o kadar yol yürümeye değmiş. Böyle bir gezi ve böyle bir anlatım çok yakışmış sana. Tebrikler, ikinci bölümü heyecanla bekliyorum. Eşin(😍) de “atlama” dediyse onu dinle lütfen ☺️☺️Sevgilerimle

  4. Eveeet tebrikler Alberte 👏👏👏zaten ondan beklenen de buydu bizi şaşırtmadı gayet detaylı bir anlatım
    İnşallah bir gün yolumuz düşerse çok yardımcı olacak
    Herkeze güzel tatiller nice seyahatlere şartlar zorlaştıysada herzaman bir yol bulunur yeterki niyet olsun istiyelim sevgili arkadaşlar 😍

  5. Albercigim süper bir yazı olmuş bir solukta okuyuverdim resmen gitmeden gitmiş oldugunuz yerleri yaşadım 2. Bölümü sabırsızlıkla bekliyorum eline saglık

  6. alber bu güzel yerleri görmek iştahımı açtı insallah bir gezinizde size takılırız. güzel yerlerin resimlerinin devamını diliyoruz. sevgiler

  7. Okurken kendimi Yunan muzigi ve uzo esliginde bu adalari gezerken buldum… Ellerine saglik, ikinci bolumu okumayi heyecanla bekliyorum.. Bir sonraki geziye biz de katilmak isteriz 🙂

  8. Sevgili Alber
    biri bana sorsa
    Alberle gezmenin tadı anlatılamaz yaşanır derdim
    ama tabi ki bu yazdığın yazı fikrimi değiştirdi
    senle gezmenin de senin yazdıklarını okumanın da ayrı ayrı tatları ayrı ayrı lezzetleri varmış
    yazının devamını dört gözle bekliyorum.
    Sana birde tiyo vereyim bu kadar ballandıra ballandıra yazma sana çok müşteri çıkar
    bloğumuza hoş geldin

  9. Bir kez daha mükemmeliyetçiliğini konuşturmuşsun.. bu kadar teferruatla bu kadar harika olur bi yazı…valla gezmiş kadar olduk..diğer adaları merakla bekliyorum..ellerine kalemine sağlık👏👏👏👏

  10. Alber abi eline sağlık , gerçekten çok hoş ve yine organize bir gezi yapmışsın ve yaptırmışsın. Süpersin , detaylı anlatımın çok iyide ben yinede pek anlayamadım bazı yerleri beraber bir daha gitsekmi yoksa kısmetse :)))))). Nasılsa Yunanistan da ada çoookkk :))))
    Diğer yazınıda merakla bekliyoruz.

  11. Harika bir gezi olmuş, özellikle San Nikolas ve Navagio’ya bir gün gitmeyi çok isterim. Soluksuz okuyarak sizlerle birlikte bu rotayı yapmış gibi hissettim.

    Kalemine, eline sağlık! Sonraki bölümleri de bekliyoruz 🙂

  12. Harika bir geziydi. Eğer Alber ve Sara bizi kışkırtmasa aklımızdan geçmeyecek yerleri gördük. Bence anlatırken güzel ama gezerken daha bi başka güzeldi. Alber ve Sara ne zaman yola çıkacağız. Çantalar hazır!!!

  13. Eylül sonu gideceğimiz Zakintos ve Lefkada adaları ile ilgili araştırma yaparken yazınıza denk geldim.
    Detaylı bir anlatım Faydalanacağimız kesin Şimdiden teşekkürler

  14. Hello! This is my first comment here so I just wanted to give a quick shout out and tell you I truly enjoy reading through your posts. Can you recommend any other blogs/websites/forums that deal with the same subjects? Many thanks!

  15. Hiya, I am really glad I have found this info. Today bloggers publish only about gossips and internet and this is really frustrating. A good website with exciting content, this is what I need. Thank you for keeping this site, I will be visiting it. Do you do newsletters? Can not find it.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here