Ana Sayfa Genel Cruise

Cruise

Farklı zamanlarda farklı bandıralı gemilere binme fırsatı elde ettim. Gerek MSC’ye bağlı gerek Royal Caribbean firmasının, gerekse Silja Line’ın muhtelif gemileri ile seyahat ettim. Genel olarak mantık aynı olsa da, gemilerin işletme ve hizmet zihniyetleri birbirlerinden biraz farklı. Dünyanın en büyük yolcu gemisi, Allure of The Seas’den bahsetmek istiyorum.

1350
15
Paylaş

Yüzen Tatil Köyü: Cruise

Farklı turizm ve seyahat türleri bulunur. Örneğin hastaneleri ünlü olan ülkelere gidip, ameliyat yaptırma amaçlı sağlık turizmi, nehirleri veya dağları ile ünlü ülkelere yönelik, rafting veya tracking amaçlı doğa turizmi, damak çatlatan lezzetleri tatmak amaçlı yapılan gurme gezileri, farklı seyahat türleri arasında sayılabileceklerden bazıları…

Cruise turizmi de bu türlerden biri. Bu yazımda yaptığım Cruise seyahatlerimin deneyimlerini paylaşıp aktarmak istedim. 1980’li yılların başında, televizyonda Love Boat dizisini izlediğimizde bu tür tatillere özenir, o yıllardaki en görkemli gemilerden biri olan Pacific Princess’i izlerken imrenir, Metin Ersoy’un “Ah bu gemide ben de olsaydım” şarkısını mırıldanırken, bir gün bu tür lüks bir seyahati gerçekleştirme hayallerine dalardık.

Öyle bir tatil köyü düşünün ki, beş – altı bin kişiyi aynı anda misafir edebilsin, misafirlere hizmet veren personel sayısı da yaklaşık iki bin kişi olsun ve bu nüfusun tamamı bu tatil köyünde barınsın. Her sabah farklı bir liman ve/veya şehirde uyanabileceğiniz yüzen bir tatil köyü olsun. Şimdi bu yüzen, ilginç tatil köyünün detaylarına gelelim…

Farklı zamanlarda farklı bandıralı gemilere binme fırsatı elde ettim. Gerek MSC’ye bağlı gerek Royal Caribbean firmasının, gerekse Silja Line’ın muhtelif gemileri ile seyahat ettim. Genel olarak mantık aynı olsa da, gemilerin işletme ve hizmet zihniyetleri birbirlerinden biraz farklı. Kaptanından güvenlikçilerine, garsonlarından oda temizlikçilerine, aşçılarından barmenlerine, sağlık personelinden çımacısına kadar, gemilerin personeli, yirmiden fazla farklı ülkeden gelip hizmet veriyorlar. Aralarında Türklerin de bulunduğu,  Asyalı, Uzakdoğulu, Afrikalı, Avrupalı ve Güney Amerikalı mürettebat ve ekip ile tatile çıkmak için dünyanın dört bir yanından katılan yolcular, gemide adeta Birleşmiş Milletler Konseyi’nin bir örneğini oluşturuyorlar.

Dünyanın en büyük yolcu gemisi, Allure of The Seas’den bahsetmek istiyorum.

 

Beş – altı bin yolcunun bir anda gemiye binişini hayal edin. Bir uçağa bile binerken, yaklaşık 200 yolcu, havaalanında check-in yapmak için en az yarım saat ile bir saat arası vakit harcar. Hâlbuki beş bin kişilik gemiye binerken boarding işlemi en fazla bir saat sürüyor. Büyük hızla ilerleyen bir kuyruk sistemi ile valizleriniz alınıp, check-in işlemleriniz yapıldıktan sonra, pasaport kontrolünden geçip gemiye biniyorsunuz.

Gemiye giriş, cafe ve restoranların yanında,  şık mağazaları bulunan, adeta Bağdat Caddesini andıran, RoyalPromenade olarak adlandırılan, çarşı / gezinti katından yapılıyor. Etrafımıza şaşkınlıkla bakınırken, gemide miyiz yoksa Nişantaşı’nın şık bir caddesinde miyiz anlamaya çalışırken, ilk şoku atlattık.

GEZİNTİ / ALIŞVERİŞ / YEMEK

Gemiye ayak basmanın verdiği heyecan ve coşkuyu atlatmanın ardından, kamaralarımıza gittik. Gemi içinde muhtelif metrekarelerde, balkonlu, koridora bakan, pencereli, okyanus manzaralı, Suit tarzında kamaralar mevcut. Biz, balkonlu kamaraları tercih ettik. Yirmi iki metrekare büyüklüğündeki odada, en az dört kişinin rahatlıkla oturup keyif yapabileceği bir balkon mevcut. Bir masa, iki sandalye olan balkonda kahvenizi içebilir, içeceğinizi yudumlarken geminin yanaşmasını ya da demir alıp kalkışını keyifle izleyebilirsiniz. Tur dönüşü yorgunluğumuzu, balkonda oturup denizi izleyerek atardık. Seyir halindeki geminin denizde süzülüşünü balkondan izlerken, gecenin sessizliğini dinlemek çok keyifli olurdu.

Yirmi iki metrekarelik odada, iki kişilik yatak ve komodinler, ufak bir kanepe ve önünde sehpa, duvara yapışık küçük bir yazı masası, üzerinde duvara monte edilmiş televizyon, bir haftalık kıyafetlerinizi rahatlıkla asabileceğiniz gardırop, duşakabini bulunan tuvalet yer alıyordu. Küçük ancak konforlu bir yaşam alanı olarak tasarlanmış odalarda çok rahat ettik.

Valizlerimizi alıp, kamaralarımıza yerleştikten sonra, akşam yemeği yiyeceğimiz restoranın yolunu tuttum. Kalabalık bir grup olduğumuzdan, en azından masalarımızın birbirine yakın olması için, rezervasyon yapmaya gittim. Alakart restoranda, akşamları iki oturum halinde servis yapılıyor; birincisi saat 19.00’da, diğeri 21.00’de başlıyor. Daha önceki tecrübelerimizden yola çıkarak, ikinci oturumu tercih ettim. Sekizli ya da onlu masalardan oluşan dört masanın yan yana rezervasyonunu yaptırıp masalarda oturacak kişilerin isimlerini yazdırdım. Sabah ve akşamları alakart olarak hizmet veren bu restoran, beş yıldızlı bir otelin balo salonundaki düğün yemeği şıklık ve düzeninde gerçekleşiyor. Her birinden en az üç – dört çeşit bulunan giriş, ara, ana yemek ve tatlıdan oluşan menüler seyahat boyunca her akşam değişiyor.

 

Vejetaryen,Kosher, gibi farklı yemek tercih edenler, bir gece evvelden bildirmek kaydı ile böyle bir servis alma şansına sahipler.

Yemekten bahsetmişken gemideki diğer alternatifleri de belirteyim. Gemide muhtelif katlarda, muhtelif manzaralarda, ücretsiz olarak hizmet veren açık büfe cafe ve restoranlar bulunuyor. Bunların yanı sıra, farklı konseptli -örneğin Meksika, Arjantin Steak, Sushi gibi- değişik lezzetleri tadabileceğiniz restoranlar da mevcut. Ancak bunlar ücret karşılığında hizmet veriyor

Akşam yemekleri için rezervasyon yaptıktan sonra arkadaşların beklediği Promenade yani gezinti caddesine gittim.

Gemiye binmeden önce, oteldeki sabah kahvaltısından beri hiçbir şey yemediğimiz için, bir şeyler atıştırmaya karar verdik. Kimimiz kahve içip, kek, kurabiye, pasta yerken, kimiz de pizzacıdan pizza ve içecekle açlığımızı geçiştirip, dünyanın bu en büyük gemisini keşfe çıktık.

Bulunduğumuz kattaki caddede birçok markanın mağazası, muhtelif eşyalar satıyordu. Kimilerinde giyecek, çanta ve ayakkabılar, kimilerinde takı, saat, kalemler, kimilerinde kokusu metrelerce öteden sizi çeken kozmetik ürünler satılıyordu. Sigara, içki ve puroların müşterilerin beğenisine sunulduğu mağazalar ile geminin isminin ve resminin bulunduğu mıknatıs, bardak, tişört, şapka gibi sayısız ürünün satıldığı hediyelik eşya dükkanları da mevcuttu. Dünyaca tanınmış bir kahve markasının cafesi, gezi boyunca tüm gün ücretsiz olarak faydalanabileceğiniz bir pastane ve bir pizzacı da bulunuyordu. Caddenin ortasında eski model antik bir araba, markasının reklamını yapıyorken, o koca cadde üzerinde ufacık duran bu araba caddenin ne kadar büyük ve ihtişamlı olduğunu vurguluyordu. Bu cadde üzerinde, üç kat arası hareket edip, aşağı yukarı inip çıkan Rising Tide Bar olarak adlandırılan bir de bar bulunuyordu. Sizler içkinizi yudumlayıp sohbet ederken, bar, ses ve ışık gösterileri eşliğinde bir aşağı bir yukarı, ağır ağır hareket ediyor, sizler de bu arada değişik bir deneyimi yaşayabiliyorsunuz. Bu katta ayrıca yolcuların birçok ihtiyaç ve isteklerini dile getirdikleri, soru ve beklentilere cevap verebilen, beş – altı ayrı dilde hizmet veren personelin bulunduğu bir danışma merkezi de bulunuyordu.

Geminin bu kalabalığına ve yoğunluğa cevap veren, katlar arası çalışan, yirmiye yakın asansör vardı. Kamaraların bulunduğu katların haricinde, aktivitelerin yapıldığı, dört – beş kat bulunuyordu. Örneğin 17. katta bulunan seyir güvertesinde dört yüzme havuzu, yanlarında sekiz – on jakuzi, güneşlenme alanları, havuz barlar, yürüyüş ve koşu parkuru, bu katlarda yer alan etkinlik alanlarından bazılarıydı. Bir kat üste, yani 18. katta, mini golf sahası, tenis kortları, basketbol sahaları, havuz içinde yapabileceğiniz sörf simülatörü, dağcılığa meraklı olanlar için tırmanma duvarı, tel üstünde kayıp gemiyi baştanbaşa geçebileceğiniz adrenalin tutkunları için Zip Line bulmak mümkündü.

Bir diğer kat ise, New York’taki gerçeğinin küçük bir minyatürü olarak hazırlanmış Central Park katıydı.

İçindeki canlı tropik ağaç ve çiçekler, kuş sesleri, oturma grupları ve bu kata özel cafe ve restoran, huzurlu bir ortam yaratıyordu. Seyahat boyunca her gün, en az bir – iki defa buraya gelip, keyifli molalar veriyor, kahvaltı sonrası kahvemizi bu parkta içiyor, akşamları yatmadan evvel, ertesi günün programını kararlaştırmak için burada toplanıyorduk.

ETKİNLİKLER / EĞLENCELER

Gemide tüm gün aktivite ve gösteriler devam ediyor. Zaman zaman havuz başında dans kursları düzenlenirken, peçete katlama, karpuz süsleme gibi el becerileri öğretiliyor. Her gün bingo oyunu, en seksi erkek, havuza en güzel göbek üstü atlama gibi komik, neşeli ve eğlenceli yarışmalar yapılıyor. Çocuklar için ise eğitmenler kontrolünde mini kulüp, onların sevdiği sosisli, hamburger, patates tava, dondurma gibi yiyecek servisi veren bir büfe de bulunuyor.

 

 

Meraklıları için ücretli olarak hizmet veren, masaj yaptırabileceğiniz SPA da mükemmel. Fitness ile ilgilenenler için spor salonunda tüm aletler mevcut. Yoga seansları gün içinde birkaç kez tekrarlanıyor.

Hilal düzenindeki Opal Amber Theater adındaki tiyatro salonunda, bazen akşam yemeği öncesi bazense yemek sonrası yapılan gösteriler Brodway’i andırıyor. Buz pateninden tutun da, dünyaca tanınmış müzikallerin bir özetinin canlandırıldığı şovlar sahneleniyor.

Akrobatik su gösterileri ise açık havadaki Aqua Theater’de yapılıyor.

Canlı ya da makinelerde kumar oynamaya meraklı olanlar için Casino, gemi seyir halindeyken hizmet veriyor. Casino girişinde yer alan galeride resim ve heykel sergisi gezilebiliyor.

Gençler ya da kendini genç hissedenler için Disco da sabahın ilk ışıklarına kadar müzik çalıyor.

Cruise tatilini başta orta yaş ve üstü kişilere olmak üzere, herkese hayatlarında bir kez bile olsa yapmalarını şiddetle tavsiye ediyorum. Bir taraftan cruise deneyimini ve keyfini yaşarken diğer taraftan çok kısa bir zaman diliminde, birkaç ülke ve şehri gezip görme fırsatınız oluyor.

 

Paylaş
Sonraki İçerikInterrail
1957’de İstanbul’da doğdu. İlkokul yıllarında önce çevreyi tanıyarak gezgin olma yolunda adımlar atarken, ortaokul yıllarında ilk ciddi yurt dışı gezisini gerçekleştirmesiyle seyahat onda bir tutkuya dönüştü. Askerlik sonrası profesyonel hayatına başladığı tekstil sektörü ile beraber yurtdışı gezileri de artmaya başladı. Çıktığı bu gezileri ölümsüzleştirmek adına eline aldığı makinesiyle amatörce çektiği fotoğraflarla birçok sergiye katıldı ve ödüller kazandı. 2000’li yılların başında arkadaşlarının ve yakın çevresinin de teşviki ile Turizm Sektöründe uzun yıllar acentecilik yaptı. Bu yıllarda Türkiye Gezginler Kulübü ile tanıştı ve Genel Sekreterlik görevinde bulundu. Emekli olduktan sonra farklı kurumlarda İdari Yönetici olarak görev aldı. 30 yılı aşkın zamandır “Sinagog İlahileri Korosu Şefliği” yapmakta ve korosuyla birçok kez yurtiçi ve yurtdışı konserlerine ayrıca bazı televizyon ve radyo programlarına katılmaktadır. 2005’ den bu yana gazete ve dergilerde “Gezi ve Yemek Kültürü Yazıları” yayımlanmaya devam etmektedir. 2020 yılı itibarı ile 34 ülke 105 şehir gezip görmüş, fotoğraflamıştır. Evli ve iki kız babası aynı zamanda bir erkek torun sahibidir. Seyahatlerini eşiyle birlikte yapmaktan keyif almakta.

15 YORUM

  1. sevgili arkadaşım o kadar güzel yazdın ki okurken hayallere dalıp o günleri tekrar yaşadım
    çok teşekkürler kalemine ve yüreğine sağlık

  2. Sevgili Yako ,
    Yazmış olduğun bu açıklayıcı ve bilgilendirici yazında tahminen bir çok insanı böylesi bir seyahate çıkmaya teşvik edecek kadar ayrıntılı biçimde kaleme almışsın.Kalemine sağlık ve eline sağlık.
    Kendi biyografinde yazdıklarına müsaadenle bir şey eklemek istiyorum.
    Ayrıca seyahete giden arkadaş ve çevresindekilere gidecekleri yerin gezi planını saati saatine uğrayacakları yerleri, gezilmesi gereken yerleri vede harita planlarına varıncaya kadar vermesiyle de büyük keyif aldığıdır.
    Nice yeni coğrafyalar dileğiyle

  3. sevgili arkadaşım
    Okurken o günleri bırdaha yaşadım
    Çok güzel anlatın
    Şöyle düşündüm
    Senın bu kadar detaylı ve güzel anlatacağını
    Bileydim $ harcamazdım
    Çok teşekkürler kalemine ve
    Yüreğine sağlık

  4. Gercekten o gunleri tekrar hatirladim ve heyecanlandim. Sevgili Yako eline kalemine saglik. Bizlere o gunleri yazinla tekrar yasattigin icin cok tesekkurler. Guzel yazilarin bizlerle paylasirsan cok sevinirim. Senin rehberliginde seyahat etmek beni cok mutlu eder.

  5. Her kelimesi ,her satırı, her cümlesiyle bilgi,deneyim dolu ve çok detaylı bir araştırma neticesinde kaleme alındığı belli müthiş bir yazı Kalemine, yüreğine sağlık Tebrikler

  6. Sevgili Yako,
    Başta düzgün Türkçen için seni tebrik etmek isterim.Cruise ile gezi yapmama rağmen,güzel ve akıcı anlatımınla,kendimi sanki yeniden bir keşfe çıkmış gibi hissettim.
    Yeni yazılarını merakla bekliyorum.

  7. Sevgili Yako , yaziyi bir nefeste okudum ve nefesim kesildi. Sanki o seyahati tekrar yaşadım, gözümün önünden hepsi geçti. Ne eğlenmiştik. Özellikle zip lineden bahsettiğinde, adrenalin tekrar kalbimi hızlı hızlı attırdı. Kalemine klavyene sağlık ?. Hiç bir ayrıntıyı atlamamışsın , süpersin ???. Yazmaya devamm

  8. Sevgili Yako
    Böyle güzel bir geziyi bize gitmesekte yaşattığın için teşekkürler..
    Önümüzdeki seneye kadar biriktirmeye devam edeceğim ama eksiğim olacak onuda sen bu aşıyı verdiğin için senden alacağım haberin olsun..
    Sevgiler,

  9. sevgili yako abim hayalim hep gemi turuna cıkmaktı fakat birtürlü cıkamadım neyseki sana başvurana kadar anlatımın ve resimlemen okadar güzelki
    kendimi geminin için de hissettim inşallah çocuklarla bu gemide bende olacam sevgiler

  10. Sevgili Yako,
    Gemi seyahatini görsel ve yazı olarak o kadar güzel özetledin ki?
    Gemi seyahati yapmayanların yada şu anda planlayanların Yol haritası olmuş adeta……
    İnanıyorum ki Bütün Yazıların ,Gezginlere ışık tutacak …..
    Dilerim ki? Gönlündeki Gezgin Ruhu Artarak Devam etsin bizde keyifle Yazılarını okuyalım………..
    Yazmaya Devam…………………..

  11. Sevgili Yako abicim…
    Bu güne kadar hep gemi seyahati yapmak istemiş ama bir türlü fırsat yakalayamamış biri olarak senin bu yazdıkların ve paylaştığın fotoğraflar sayesinde beni daha çok teşvik ettin. Çok teşekkürler, ellerine sağlık..

  12. Selam,
    Bu tür yazılarınız sadece gidebileceklere değil gidemiyecekler için de bir heyecan ve bilgi teşkil ediyor. Yazılarınızın devamı dileklerimle.

  13. Cruise ile ilgili bilgi dolu aynı zamanda da ilginç bir yazı. Deneyimleri okurken, kendimi geminin içindeymişim gibi hissettim. Cruise ile seyahat etmek isteyenler için herşey ayrıntılı bir biçimde kaleme alınmış. Yazıların devamını beklerim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here