Ana Sayfa Dünya Müzikleri VALİZİMDEKİ NOTALAR VALS

VALİZİMDEKİ NOTALAR VALS

132
2
Paylaş

VALİZİMDEKİ NOTALAR

VALS

Viyana seyahatimiz öncesinde hayalimde, sarayları, mimarisi, müziğe imza olmuş Mozart’ı ve Strauss’u ile çok asil bir şehir vardı. Daha havaalanına indiğim anda hayalimdeki o asilzade ile tanıştım. Mademki konumuz müzik, sizlere şehrin tarihi yerleri, sarayları, müzeleri, insanları yerine klasik müziğin dehası Mozart ile valsın babası Strauss’ tan bahsedeyim. 1756 yılında Avusturya’nın Salzburg şehrinde doğan Mozart, çocuk yaşlarda piyano ve keman çalma konusunda yetkin hale gelmiş, 17 yaşında müzisyen olarak Saray’a girmiş 35 yıllık kısa ömründe bestelediği, konçerto, senfoni, opera ve requiemler müziğin zirve noktası olarak kabul edilmiş. Müziğin bir başka dehası Beethoven’ ın bile müzisyenliğinin ilk yıllarında Mozart’ın bestelerinden etkilendiği söyler. Avusturya’nın müzikteki bir başka markası Strauss’ un vals bestelerini dinlemeye doyum olmaz.

VALS DANSI TARİHİ

Vals dansı, günümüzde; Viyana ve Modern Vals olmak üzere iki farklı ritim ve kategoride dünya dansları arasında yerini almıştır. Vals, 3/4 zamanlı bir Avusturya dansıdır. En belirgin özelliği, çiftlerin birbirine bir kuğu narinliğinde sarılıp bir daire çevresinde dönerek dans etmeleridir.

  1. yy ortalarında Fransa’nın Provence bölgesinde ortaya çıkan ve “Valto” olarak adlandırılan folklorik bir danstır. Hatta İngiltere Kraliçesi I. Elizabeth’in Leicester Kontu ile bu dansı yaptığı tablo büyük ün kazanmıştır.

Vals 19. yüzyılın başlarında Avusturya ve Almanya’da dans edilen bölgenin yerel farklılıklarını bünyesinde barındırarak gelişim göstermiştir. Özellikle Kuzey Avusturya’nın “Land lob der Enss” bölgesinde uygulanan dans sitili “Londler” adını alarak çok popüler olmuştur.

Erkeklerin frak, kadınların uzun elbise giyerek yaptıkları vals kısa süre Johann Strauss’un müziğinin etkisiyle Viyana’da ve 1812 yılından itibaren de İngiltere’de geniş kitlelere ulaşmış, aristokrasinin beğenisini kazanarak baloların vazgeçilmez eğlencesi olmuştur.

O sıralar Osmanlı sarayında Padişah III.Selim döneminde besteleri ile ün salmış müzisyen Neyzen Hamamizade İsmail Dede Efendi saraya çağırılmış ve sarayda müzik öğretmeni olarak uzun süre görev yapmış. Saraya gelen yabancı müzisyenler sizde klasik müzik formunda yahut Vals gibi besteleriniz yok mu dediğinde dönemin padişahı Dede Efendiye hemen böyle bir beste yapması için emir verince bir gecede “Yine bir Gülnihal” adlı rast makamındaki besteyi vals ritmi ve usulünde bestelemiş. Daha sonra da günümüze kadar birçok Türk besteci vals formunda eserler bestelemişlerdir.

Son olarak derim ki kendinize güzel bir filtre kahve ile yanına Viyana’nın simge tatlarından biri olan, çikolatalı ve kayısı marmelatlı pasta Sacher Torte hazırlayıp, Johan Staruss’un unutulmaz valsi Mavi Tuna’ yı dilerken hayalinizde, Opera binasını, Hofburg İmparatorluk Sarayını, Aziz Stephan Katedralini, Schönbrunn Srayını, trafiğe kapalı alan olan Stephansplatz’ı, yemyeşil parklarını, kısacası Viyana sokaklarını gezinin.

Paylaş
Önceki İçerikİstanbul da yaşıyoruz da İstanbul’u yaşıyor muyuz? – 3 Kadıköy-Moda
Sonraki İçerikLos Angeles & San Diego
1957’de İstanbul’da doğdu. İlkokul yıllarında önce çevreyi tanıyarak gezgin olma yolunda adımlar atarken, ortaokul yıllarında ilk ciddi yurt dışı gezisini gerçekleştirmesiyle seyahat onda bir tutkuya dönüştü. Askerlik sonrası profesyonel hayatına başladığı tekstil sektörü ile beraber yurtdışı gezileri de artmaya başladı. Çıktığı bu gezileri ölümsüzleştirmek adına eline aldığı makinesiyle amatörce çektiği fotoğraflarla birçok sergiye katıldı ve ödüller kazandı. 2000’li yılların başında arkadaşlarının ve yakın çevresinin de teşviki ile Turizm Sektöründe uzun yıllar acentecilik yaptı. Bu yıllarda Türkiye Gezginler Kulübü ile tanıştı ve Genel Sekreterlik görevinde bulundu. Emekli olduktan sonra farklı kurumlarda İdari Yönetici olarak görev aldı. 30 yılı aşkın zamandır “Sinagog İlahileri Korosu Şefliği” yapmakta ve korosuyla birçok kez yurtiçi ve yurtdışı konserlerine ayrıca bazı televizyon ve radyo programlarına katılmaktadır. 2005’ den bu yana gazete ve dergilerde “Gezi ve Yemek Kültürü Yazıları” yayımlanmaya devam etmektedir. 2020 yılı itibarı ile 34 ülke 105 şehir gezip görmüş, fotoğraflamıştır. Evli ve iki kız babası aynı zamanda bir erkek torun sahibidir. Seyahatlerini eşiyle birlikte yapmaktan keyif almakta.

2 YORUM

  1. Ne güzel tarihi bilgiler edindim sayenizde süpersiniz tabikide viyana da snitzel yemekte ayrı bir zevktir diye düşünüyorum inşallah bu bilgiler bu güzel gezinti vesilesiyle bir gün Viyanada giderim diye hayal ediyorum yüreğine kalemine sağlık teşekkürler Yako taragano🙏♥️🙏♥️🙏♥️

  2. Öncelikle Eline kalemine sağlık. Bu güzel Avusturya (Vals) Dansını çok güzel özetledin. Viyana seyahatimizde trafik olmayan sokaklarında büyük bir keyifle dolaştık. Viyana’da Bir büyü var seni içine alıyor ve hiç yormadan yumuşak bir ritimle dolaştırıyor, ve kendisine hayran bırakıyor. Evet Vals denince Akla Viyana gelir. Benim bir önerim daha olacak. Viyana’da mutlaka operaya da gidin izlemesi çok keyifli.(Tabi ki bilet bulursanız:):):))

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here