Ana Sayfa Dünya Müzikleri MÜZİK İLE YOLCULUK                                           LATİN MÜZİĞİ

MÜZİK İLE YOLCULUK                                           LATİN MÜZİĞİ

197
2
Paylaş

MÜZİK İLE YOLCULUK

                                       

 

LATİN MÜZİĞİ

 

Değerli okurlar, hepinizi gezgin sevgisi ile selamlıyorum. Bu sayıda sizleri biraz uzaklara götürüp, Karayip adaları ile Güney Amerika’nın doğu kıyılarını içine alan bir bölgenin müziği ile danslarını tanıtmaya çalışacağım. Hazırsanız bu enerjik ve içinizi ısıtacak müziğin semalarına doğru yolculuğa çıkalım.

Latin müziği ve danslarının tarihçesine bir göz atacak olursak, Latin dansları esas olarak bölgenin yerli halkları ile Avrupa ve Afrika etkisi altında kalmış farklı stillerden türediğini görebiliriz. Avrupa’dan gelen sömürgeciler,  XVI. yüzyıl başında Güney Amerika’yı sömürgeleştirmeye başladığında, yerel dans gelenekleri de genel olarak gelişmelerden nasibini aldı. Ancak Avrupalılar yerlilerin figür, ritim ve stillerini genel olarak korumuşlar. Bu bilgilerden yola çıkarak Latin müziğinin özünde melez bir tarz olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Latin ritminin danslarını Çaça, Bachata, Rumba, Merengue, Salsa, Calipso ve Samba şeklinde sıralayabiliriz. Başta Küba, Jamaika, Dominik Cumhuriyeti, Puerto Rico, Meksika ve Brezilya da insanın içini kıpır kıpır eden ritmi ile zaman zaman çiftler, bazen de  gruplar halinde bu dansların figürleri yapılır. Bel, kalça ve ayakların inanılmaz kıvraklığı ve onları tamamlayan baş ve el hareketleri ile dansa harika bir görsellik kazandırır.

Küba halkının nerdeyse tamamı, çocuklarından yaşlılarına, sokakta, kafelerde, çalışırken, dinlenirken dahi bu müziği çalarlar, dinlerler ve müziği duyar duymaz kıvrak figürlerini yapmaya başlarlar.

Bu müziğin en tanınmış topluluğu “Buena Vista Social Clup” ve solisti İbrahim Ferrer’ dir. Jamaika’ da ise Reggae müziğinin en tanınmış solisti “rasta” saçları ile Bob Marley’dir. Puerto Rico’ da Salsa, Trinidad & Tobago’ da Calypso, Meksika’ da Mariachi, Brezilya’ da ise Samba nerdeyse ülkelerin milli danslarıdır. Hatta Brezilya’da Şubat ayında gerçekleşen dünyaca meşhur “Rio Karnavalı” kapsamında Samba okullarının toplu geçit töreni yapılır. Jüri tarafından en başarılı okula ödül verilir. Bu karnaval aynı zamanda Samba Okulları için çok prestijli bir yarışmadır. Burada bir parantez açarak Brezilya seyahatimizde, Samba geçit töreninin yapıldığı caddeyi gördüğümüzde nasıl hayretler içinde kaldığımızı anlatmak isterim. Zira bu geçit töreni; yaklaşık 2 saat süren geçit, yolun iki tarafında bulunan tribünler arasındaki 800 metrelik kısacık bir cadde üzerinde yapılıyor.

Genel anlamda Latin müziğinde kullanılan Enstrümanları sıralamak gerekirse, gitar, trompet, kontrbas, piyano,  ritim için; bongo, tumba, maracas ile clavei sayabiliriz. Vokaller ise parçayı genellikle çift ses hatta bazen üç sesli olarak yorumlarlar.

Cruise ile yaptığımız bir Karayip Adaları gezimizde bu müziği yerinde dinleme ve izleme fırsatımız oldu. Sezen Cumhur Önal’ın tanımladığı gibi çikolata renkli halk; son derece sevimli, sıcak ve cana yakındılar. Adeta müziğin ruhunu içlerinde yaşadıklarını söyleyebilirim.

Son olarak size her zaman yaptığım gibi tavsiyem: Rom, esmer şeker, limon, nane ve bol bol kırık buz, çok az da soda ile hazırlayacağınız harika bir Mojito’ yu yudumlarken Harry Belafonte den “Banana Boat Song” şarkısını dinleyip, Karayiplerin uçsuz bucaksız sahillerinin hayalini kurmanız olacak.

 

.

Paylaş
Önceki İçerikTurkuaz denizin ve zeytinliklerin adası LESVOS (Midilli)    
Sonraki İçerikKADIN AZMAK NEHRİ VE DANS EDEN ÖRDEKLER
1957’de İstanbul’da doğdu. İlkokul yıllarında önce çevreyi tanıyarak gezgin olma yolunda adımlar atarken, ortaokul yıllarında ilk ciddi yurt dışı gezisini gerçekleştirmesiyle seyahat onda bir tutkuya dönüştü. Askerlik sonrası profesyonel hayatına başladığı tekstil sektörü ile beraber yurtdışı gezileri de artmaya başladı. Çıktığı bu gezileri ölümsüzleştirmek adına eline aldığı makinesiyle amatörce çektiği fotoğraflarla birçok sergiye katıldı ve ödüller kazandı. 2000’li yılların başında arkadaşlarının ve yakın çevresinin de teşviki ile Turizm Sektöründe uzun yıllar acentecilik yaptı. Bu yıllarda Türkiye Gezginler Kulübü ile tanıştı ve Genel Sekreterlik görevinde bulundu. Emekli olduktan sonra farklı kurumlarda İdari Yönetici olarak görev aldı. 30 yılı aşkın zamandır “Sinagog İlahileri Korosu Şefliği” yapmakta ve korosuyla birçok kez yurtiçi ve yurtdışı konserlerine ayrıca bazı televizyon ve radyo programlarına katılmaktadır. 2005’ den bu yana gazete ve dergilerde “Gezi ve Yemek Kültürü Yazıları” yayımlanmaya devam etmektedir. 2020 yılı itibarı ile 34 ülke 105 şehir gezip görmüş, fotoğraflamıştır. Evli ve iki kız babası aynı zamanda bir erkek torun sahibidir. Seyahatlerini eşiyle birlikte yapmaktan keyif almakta.

2 YORUM

  1. Harika bir yazı eline kalemine sağlık yeni bilgiler içeriyor
    Zaten ezelden beri Latin müziğine ve danslarına bayılırım. O günleri tekrar yaşattığın için çok teşekkürler

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here