Ana Sayfa Genel NOY BABA

NOY BABA

625
10
Paylaş

Ne severdim yılbaşlarını.  Daha doğrusu yıl sonlarını. Uyumaya direnmekti yılbaşının diğer adı bende.. Yeni takvim senesini alışkanlıkla yanlış yazmamaya çalışmak çok komikti. Neden iple çekerdik o geceyi ? Hatırladım şu an. Bütün gece noel baba gelecek diye heyecanla beklemek… Kimbilir ne getirecek ?
Evimizde şömine yok. Ne zaman nerden giriyor ses çıkartmadan bizim eve ve ben bütün gece uyanıksam bu adamı niye göremiyorum. Büyümek Noel Baba’nın gerçek olmadığını öğrenmekle başladı galiba.

NOY BABA

Ben küçükkene Noel baba bizim eve uğrardı 31.12 gecesinde.
Bütün çocuklar gibi , o gece yatarken uyumayacağımı ve onu muhakkak göreceğimi düşünürdüm. Annem her gece beni yatırırken öper, alnıma “amen amen” yapardı.
Amen amen şu ki; alnımı İspanyolca-Ladino bir şeyler (duaydı galiba) okuyarak (daha doğrusu fısıldayarak) aprekantar (işte bunun ne olduğunu yani Türkçe mealini bilmiyorum) yapmaktı. Soldan sağa, sağdan sola bişiler, bişiler söyleyip dururdu. Sonra da ben yapmak isterdim ona aynı şeyi. Fıs fıs fıs onun gibi yapmak istesem de pek olmazdı sanırım. Benimki onun alnını yalamak olurdu daha çok 😂🙏.
Birden bire sabah olurdu nedense. Ne zaman uyumuşum, ne zaman gelmiş bu Noel baba. Nerden girmiş salona 🙄 (salonda yatardım o yüzden merak ederdim ; evimizde şömine yoktu da), ve de hemen elimi yastığımın altına atardım. Şu an ne olduğunu hatırlayamadığım ama muhakkak gelen bir hediye  olurdu orada. Gece yoktu vallahi. Bakmıştım. Neyse önemli değil. Seneye yakalarım elini muhakkak. Şimdi keyfimize bakalım diye düşünürdüm her halde.
31.12 gecesi bir ritüeller dizisi vardı bizim evde. Şam fıstık yenilecek muhakkak. Ama dişlerle açmak yasak Şam fıstıkları. Annemin dikiş makinesinin ufak bir tornavidası var. Sapı tahta. O benim, onunla açıyorum fıstıkları. Radyo dinlenecek. AGA marka bir radyomuz var. Anten hak getire. Annemin firketesi radyonun arkasında bir yere babam tarafından temas ettirilip, o firketeyi tutma şerefi biz çocuklara bahşedilirdi. Sırayla hak geçmeden bir abim bir ben bu vazifeye hep gönüllüydük :)).
Bir de bütün sene beklediğim en güzel olay: portakal sigara içecek 😍. Nasıl mı ?
Portakalın üst kapağı azıcık yandan kesilip çıkartılır. Göz burun ağız çizilir portakalın üzerine. Sonra da kesilen kapak şapka gibi birazcık yandan oturtulur portakal bey’in kafasına. Çizilen ağız tükenmez kalemle azıcık delinir, suları akmayacak ama. Sonra babam bir sigara yakıp portakalın ağzına koyar. Portakal yüksekçe bir bardağın üzerine oturtulmuştur. Hemen önünde küllük var. O sigara hiç ıslanmadan ve külü her ne hikmetse, hiç kopmadan düşmeden sonuna kadar içilir portakal bey tarafından. Veee
Neee, tamam yatma vakti 😩😩.
Son hatırladığım bir 100 tl koyulmuştu yastığımın altına. Yok artık dedim !!! Anneme-babama, bunu siz koydunuz değil mi ? dedim. Birbirlerine bakarak, evet dediler. Yok dedim istemem, alın bunu geri. O gün büyüdüm sanırsam birazcıcık :(( .
Filmin ikinci yarısı: biraz daha büyüdüm. Bir prenses getirdim dünyaya. Ben de ona aprekantar yapmaya başladım her gece (taa ki evlenene kadar 🙏☺️☺️) . Prensesin ilk 31.12 sinde ona çook güzel bir Sindy bebek aldım. Kollarını hareket ettirince saçlarındaki perçemler ışıl ışıl , rengarenk Işık’lar saçıyordu. Ve bizim salonda çok cici bir şömine vardı. Karar verdim bu Noel baba çocukların odasına girmesindi. Getireceği hediyeyi şömineye koysundu. Yeni yılın ilk sabahında  kuzumla şömineye gidip oyuncak bebeğin paketini açtık. Ne anlıyorsa artık ☺️. Paket hışırtıları çok güzeldi her halde, hışır hışır bir türlü kağıdı bırakmadı. Aaaa dedim bak Noel baba ne getirmiş sanaaa . Aldı bebeği, baktı baktııı, bir bebeğe bir bana. Sonra bebeğin  kolunu hareket ettirmesi için yol yordam gösterdim prensese. Anlamıştı sanırım. Hareket ettirirkeeen, Sindy’nin kolu koptu 🙈😩😩😩. Dakika bir gol bir. Tamiri de imkansızmış. En son o bebeğin kopuk kafası geziniyordu evin bir yerlerinde. Atmaya kıyamamışım uzun senelerce. Bir kurşun kalemin tepesine geçirip kullanır diye kendimi avutmuşum.
Sonrasında bir prens getirdim dünyaya. Tabii ki ona da aynı amen amenler, aprekantarlar yapıldı. Aramızdaki İlk 31.12 gecesinde tabii ki ona da bir Action Man bebek aldım. Paraşütçüydü . Adadaki evde balkondan aşağı atardı devamlı. Neee , adam (yani bebek) paraşütçü değil mi ? İnsindi, adabıyla konsundu bahçeye 😂😂😂😂😂.
Konuşmaya başladıklarında ise tekrar şömineye giderken biz, Noel babanın adını değiştirmiştik. O artık Noy baba idi. O şömineden giren bebekler, kocaman kamyonlar  ve bi sürü hediyeler oldu. Taa ki ben yorulana kadar. En son Kadıköy’den aldığım 1 metre boyundaki o kocaman sarı yeşil inşaat kamyonunu eve getirdiğimde, Noy baba ruhu benim içimden çıksın diye dua etmiştim galiba 🙏😍☺️☺️.

İnanç güzeldir, hediye değildir önemlisi.
Aslında Verdiğimiz hediye mutluluktur.
İşin en güzel tarafı da verdiğimizden fazla mutluluğu biz alıyoruz.

Yine küçük, küçücük olsam acaba ne isterdim Noy Baba’dan ? 80 Günde Devrialem’i okuduğumda hissettiğim heyecan ve telaşı yaşayacağım bir seyahat mi isterdim? Ya da uçan bir halı da isteyebilirdim belki. Ya da Interrail yapmak isterdim bir sırt çantasıyla. Enikonu bir gezgin olmak için ne gerekiyorsa onu isterdim sanırsam 🙂

Umutlar, inançlar, sihirler ve çocukluk anıları silinmesin belleklerden. Noy babaaa , beni duyuyor musuuuun ? 2020 sameah hepimizeee 👻👻🎁🎁💫😍😘🤗🌟💃💃💃💃💃
.

Paylaş
Önceki İçerikAleksandropolis (Dedeağaç)
Sonraki İçerikRUSYA Mazisini Yitirmeyen Topraklar
1964 İstanbul doğumludur. BÖML mezunu, evli ve iki çocuk sahibidir. Okumak, yazmak, scrabble oynamak, organizasyonlarda rol almak, seyahat etmek ve güzel sanatlar hobileri arasındadır. Kendine misyon edindiği gönüllülük esasınca, derneklerde ve kurumlarda yardımcı olmaya çalışmaktadır. Hafızasında kalanları kendi duygularının gözünden yazıya aktarıp onları yakınlarıyla paylaşmaktan zevk almaktadır. Bu yazıları bir gün kitap haline getirebilmek olası bir hayaldir Vivet için 🙏😉.

10 YORUM

  1. Ooofff Vivetcim yaaa neleri gozumun onune getirdin boyle, anne-baba evimin yilbasi festivali, heyecani, mutlulugu ve mide fesati…🙈😂 Ve o gizemli Noel baba!..
    Sanirim bu hayale dalmaya hazirdik hepimiz, ayni simdi unutmamaya hazir oldugumuz gibi… kafa kesmekesi, yorucu da olsa sevdiklerime hediye almaya ayirdigim gunun mutlulugu, verdigim anin doyumu, gulen yuzler ve yurekler hayatimizdan hic eksik olmasin🙏🏼 Ve sen cankisim bunlari bize o tatli klavyenle hatirlatman hep daim olsun🙏🏼😍🥰❤️ Mutlu yillar💞

  2. Vivetçim
    Tüm yazılarında bu yazıdada olduğu
    Gibi
    İçinin güzelliği kalbinin saflığı ve
    Temizliği yüzünde bir ışık gibi parlıyor
    Hep böyle kal emi sana çok yakışıyor

  3. Ve etçim kalemine gönlüne sağlık, Çocukluk anılarım birden canlandı, yastık altındaki hediyeler vs vs…vs ..
    Dilerim NOY BABA Sana , gönlüne göre bir 2020 Yollar……………..
    Yeni Yılda Bütün Blog Takipçilerine….ve yazarlarına……;
    Sağlıklı , huzurlu, keyifli , mutlu ve bol seyahatli bir yıl dilerim…..

  4. Hayal aleminin kraliçesi sevgili Vivet. Hristiyan olsun ,Müslüman olsun ,Musevi olsun tüm çocukların
    sevimli dedesini ne güzel anlatmışsın. Kalemine yüreğine sağlık. Senin yazın ile 2019 a veda ediyoruz. İnşallah 2020 de de bloğumuzdaki yazıların okuma rekoru kırar.
    NOT: NOY Baba yı görürsen bana da birkaç tane uçak bileti bırakmasını söylermisin 🙂

  5. Bu yazı neden çok güzel biliyor musun Vivet ? Bugünkü yaşam şartları ve duyguları,hissiyat olarak geçmişimizden çok uzakta…O günleri ne kadar net hatırlayabilirsek,keyfimiz o kadar artıyor.Çünkü;ZIT KUTUPLAR BİRBİRİNİ ÇEKİYOR. Senin yazın da,tam olarak bu düşünceye hizmet ediyor. Kal sağlıcakla…:)

  6. Canım arkadaşım yine beni çocukluğuma anılara götürdüm…Bende, en güzel yılbaşı ve Noel baba anısı en en küçük halimi hatırladığım zaman canım annemcim, ablam ve ben yılbaşı günü Balık pazarına gidip alışveriş yapmıstık annem pastahaneden Noel baba ve geyiklerinin çektiği kızak olan bir çikolatalı pasta almıştı Noel baba aynı zamanda kumbara olabiliyordu diğer her yeri çikolatalı pastaydı hala tadı damağımda, kokusu ki o pastanenin sokağı o kokuyla dolu olurdu misss gibi… Daha başka ufak tefek hediyeler vemeyvelerle eve döner küçük ama tam da beş kişilik masamıza annecim mezeler güzel yemeklerle donatır hep beraber masaya oturur Radyoda ki yılbaşi proğ.şarkılar eşliğinde yemeklerimiz yenilir sonrada tombala oynardık … Ve değişmez ritüel sabah uyandığımda yastığının hemen yanında bir hediye paketi olurdu cocukluğum boyunca Noel babanin getirdigi ennn sevdiğim hediyemde peluş yumusacık bir oyuncak kediydi karnına dokununca miyavlıyordu…Hâlâ ve teyze olana kadar benimleydi😔🙂Sonraları ben hazırlıyordum küçüklerime bu hediyeleri…Işte böyle beni bu güzel hikayenle bu anılara götürdüm canım benim , nede güzel oldu ❤😘

  7. Müthişşş
    Eskileri anarken gözler sulanmaya başladıysa nüfus kağıtları mı eskimeye başlamıştır????
    Gönlüne sağlık vivetcim taaaa hangi senelere götürdün bizleriii…
    Shana 2020 sameahhh🥳🥳🥳

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here