Ana Sayfa Genel Bir Cruise Hikayesi

Bir Cruise Hikayesi

331
12
Paylaş

Selam Gezgin dostlar

İlk yazımda Rusya seyahatimizde yaşadığımız olumsuz macerayı anlatmıştım. Heyecanlı stresli başlayıp mutlu son ile biten o gezimizden sonra, bu kez Cruise ile yaptığımız Baltık gezimizde yaşadığımız macerayı sizlerle paylaşayım. Bu gezimiz de önce keyifli başlamış sonra bir süreliğine adeta bir korku  filmi  gibi stresle devam etti fakat yine tüm gezilerimizde olduğu gibi mutlu son ile noktalamıştık gezimizi.

Uzun süredir hayal ettiğimiz Cruise gezimizi hiç gitmediğimiz bir coğrafyadan seçmeye yani Baltık turu yapmaya karar vermiştik. Tarih tespit edildi, pasaportlara vize alındı ve güle oynaya yola çıktık. İlk durak geminin hareket edeceği Stockholm ‘du.

Talihsizlikler yola çıkmadan başlamıştı sevgili arkadaşımız Diana Birkaç gün evvel ayağını kırmış ve alçıya alınmıştı ve bu durumda gelmek istememişti fakat bizim ısrarlarımıza dayanamayıp gelmeyi kabul etti onu tekerlekli sandalye ile tur boyunca gezdireceğimize söz vermiştik.

İlk sıkıntıyı böylece tatlıya bağladıktan sonra yukarıda da yazdığım gibi Stockholm’ a vardık

bir günümüzü orayı gezerek geçirdik. Sabah doğru limanın yolunu tuttuk limana gelince bankolara gitmeden valizlerimize bize verilen kabin no su yazan kartları iliştirdik ve.

Oradaki görevlilere teslim edip bankolara yöneldik tahminimce 20 tane banko vardı hepimiz belli bankolarda işlemlerimizi yaptırmaya başladık.

Fakat biz 3 çifti acı bir Sürpriz bekliyordu bütün arkadaşlar ayni vizecide işlemlerimizi yapmamıza rağmen 6 çifte çok girişli 3 çifte tek girişli vize vermişlerdi

Gemimiz Rusya Ya da uğrayacağı için vizemizin çok girişli olması gerekiyordu

ve biz 3 çifti bu yüzden gemiye almıyorlardı ( Taragano, Mizrahi ve Nasi) güle oynaya gittiğimiz limanda şimdi hüzün vardı tüm gurubun morali bozulmuş kimsenin ağzını bıçak açmıyordu

O arada o gemide çalışan gençten Türk bir arkadaş bizim bu telaşımızı görünce yanımıza geldi telaşınızın farkındayım durumu bizim müdüre hanıma anlattım şimdi geliyor size yardımcı olmaya çalışacak

ben ve taragano yelkenleri suya indirmiştik geri dönmeyi düşünüyorduk ama Genç çiftimiz Nasi ailesinin asla pes etmeye niyetleri yoktu çok kısa bir sürede kadın yanımıza geldi bize bildiğiniz gibi bizim geminin ilk durağı Finlandiya karşı limanda da Finlandiya ya gidecek bir gemi var şimdi telefon edip size yer ayırtmaya bakacağım ve o gemiye binin bizim gibi Finlandiya ya geleceksiniz sabah ta önce Türk konsolosluğuna gidip durumu anlatın onlar İsveç konsolosluğunu arayıp size yardımcı olmalarını istesin ve pasaport vizelerinizi mülti ye çevirtip gelin bizim gemiye giriş yapın ben valizlerinizi siz gelecekmişsiniz gibi kabinlerinizin içine koyacağım

Ve kadıncağız bize o gemide yer bulmak için nasıl uğraştığını anlatamam durduğumuz yerde ne tabura ne oturacak bir yer vardı o müdüre hanım yere çöktü ve bütün işlemleri yerde yaptı

Bize gemiye bilet aldı servis ayarladı o zaman bizim arkadaşlar içleri biraz rahat gemiye bindi bizde servise ve tabi ki tekerlekli sandalyede sesini çıkarmadan hiç itiraz etmeden hiç sızlanmadan her şeye onay veren sevgili arkadaşım Diana’da bizimle idi o gemiye diyebilirim ancak yetiştik.

Bir süre sonra iki gemide peş peşe kalktı ve birbirimizi takip ede ede yol aldık

Bizlerde biraz endişeli biraz umutlu sabahı beklemeye koyulduk arada bir moralimiz yükseliyor biz bu vizeleri alırız deyip gemideki mağazalardan alışveriş yapıyor arada bir ya Vizeyi alamasak deyip moralimiz bozuluyor bira içiyorduk

Sonrada gidip son dakikada bulabildiğimiz ranzalı odalarda uyumaya çalışıyorduk

Derken sabah oldu

Diyebilirim gemiden ilk inenlerdendik hemen büyük bir araç aldık

Çünkü Diana ‘yı tekerlekli sandalye ile bindiriyorduk ve Türk konsolosluğuna doğru yola koyulduk biz araçla giderken ne görelim arkadaşlarımızda gemiden inmiş turluyorlardı

işte o an çok duygusal bir karşılaşma yaşadık sonrada akşam gemide buluşmak üzere sözleşerek ayrıldık.

Konsolosluğa vardığımızda Viktor Nasi arkadaşımızı sözcü olarak konsolosun yanına yolladık durumu izah etti oradan İsveç konsolosluğu arandı ve gelsinler elimizden geleni yaparız sözü alındı. Biz tekrar bir araca atla bu sefer istikamet İsveç konsolosluğu

Koşar adımlarla içeri girdik ve bize çok girişli yerine yanlışlıkla tek girişli vize verildiğini bu yüzden gemiye alınmadığımızı bize multi vize verilmesi gerektiğini söyledik

Onlarda tabi ki ama siz bu vizeleri İstanbul’ daki konsolosluktan aldığınız için onlardan onay almamız lazım biraz bekleyin dendi kısa bir bekleyişten sonra bize siz vizelerinizi turistik istemişsiniz dediler

Biz yıkıldık arkadaşlar konsoloslukla tartışırken bende İstanbul’da oğlumu arayıp

Durumu bildirdim tamam baba biraz bekleyin sizi arayacağım dedi.

Ve çok kısa bir süre sonra oğlum aradı

Baba tamam vizeleriniz mülti olarak değişecek. Tabi ki çok mutlu olduk

bu arada saat 12.00 olmuştu Bize şimdi öğlen oldu saat 13.30 gelin işlemlerinizi yapalım dediler

Arkadaşlar la kuşkulu gözlerle bir bakıştık ama yapacak bir şey yoktu. Dışarı çıktığımızda oranın meşhur meydan pazarı tam karşımızda idi orda bir yerde oturup çay beraber bir şeyler atıştırdık

ve durum ne olursa olsun gezgin ruhumuz rahat durmuyor bize çok yakın olan senato meydanına

Yürüdük ve rus çarı 2. Alexandra heykelinin önüne resim çektirip tekrar koşar adımlarla

 

Konsolosluğa yöneldik saat 13.30 da orda idik ve beklemeye başladık

bir süre sonra bizi tekrar içeri aldılar

ve bizim pasaportlara mülti vizelerimiz basılmaya başladı çok mutlu idik  taki ?? 4 üncü pasaporta kadar çünkü koskoca İsveç konsolosluğunun scanner leri bozulmuştu ve başkada yoktu saatler ilerliyor scanner leri bir türlü tamir olmuyordu en sonunda bize 4 pasaportu uzattılar tamam bu kadar dediler biz çılgına dönmüştük benim ve bivet nasi ‘nin pasaportları na multi basılamamıştı

Sevgili Bivet işte o an günün atağını yaptı o zaman scanner lerinin arıza yaptığını

ve  bu iki pasaportun vizelerinin multi olduğunu bildiren bir yazı yazın ve sayın konsolos ta imzalasın DEDİ!!! . Nitekim de öyle oldu fakat o yazıyı yazmaları çok uzun sürdü oysa biz zamanla yarışıyorduk neyse pasaportlarımızı nihayet, 15.30 aldık ve arkadaşları arayıp müjdeli haberi verdik

Gemi saat 17.00 de hareket edecekti ve yolcuların en geç 16.30 kadar gelmeleri gerekirdi

bizde yine bir taksiye binip bizi limana götürmesini istedik limana gelince indik fakat bir şeylerin ters gittiğinin farkındaydık en az apartman kadar büyük bir geminin limanda görülmemesi tuhaftı..

tesadüf oradan bir taksi geçiyordu onunla konuştuk sizi yanlış limana getirmişler gelin ben sizi o limana götüreyim dedi saatlerde, son sürat geçiyordu biz arkadaşlarla devamlı irtibatta idik geldik geliyoruz, diye kimse gemiye binmemiş herkes bizi bekliyordu bizim taksinin limanda göründüğü anı görmenizi isterdim arkadaşlar  öyle bir uğultu çıkardılar, öyle bir çığlık attılar, öyle bir alkış tufanı oldu ki !  bütün gemidekiler güverteye çıkmış bizi seyrediyorlardı hatta büyük bir çoğunluğu nedenini bilmemelerine rağmen alkış tufanına iştirak ettiler

işte bu azmin zaferiydi!!!!!!!

Bu vesile ile bizi cesaretlendiren ve asla pes etmeyen Nasi ailesine

Ve limana geldiğimizde bizim heyecanımızı görüp te verin pasaportlarınızı

Siz kenarda bekleyin deyip bütün işlemlerimizle ilgilenen Enriquez ailesine

Ve bizi devamlı telefonla arayan bize moral veren tüm arkadaşlarımıza

Çok teşekkür ederim

ve mutlulukla biten maceramızı simgeleyen birlikteliğimiz.

Paylaş
Önceki İçerikDOSTLUK, ARKADAŞLIK ve SEYAHAT
Sonraki İçerikSAN FRANCISCO SOKAKLARI
1950 yılında istanbulda doğdum Ve ilk seyahatimi 1996 yılında İsrail'e yaptım Bu zaman zarfında okudum çalıştım evlendim (hayatımda yaptığım en güzel şey) ve asker e gittim Seyahat etmeye başladığım 1996 senesinden bu yana 50 ülke gezdim ve kısmet olursa niyetim Gezmelere devam

12 YORUM

  1. Sevgili eşim ,eline ,Kalemine, gönlüne ,sağlık. Yıllardır sürekli anlatılan ve unutulmayan CRUİSE Maceramızı çok güzel özetledin. Arada ki farka bak 1. resimde ne kadar hüzün 2. Resimde ne kadar neşe var. Güzel günlerde anlatılacak güzel anılarımız olsun bundan böyle…..
    Sağlıkla ve Kaleminle Kal………..

  2. Arkadaş hala okurken gözlerim yaşardı. O anları düşünüyorum da hakikatten bize kalsa dönüş yoluna geçmiştik. Sağ olsun Viktor Nasi nin moral dolu azmi ile o geziyi mutlu son ile sonlandırdık. Her zaman daha mutlu seyahatlere …
    Bir Tutkudur Seyahat…

  3. İşte “Cruise Avcısı”ndan muhteşem bir anı ! O günü hiç unutmam. Uzakta olmak ve pek fazla bir şeyin elden gelmemesi bile yeterince üzücüydü. Sizin yaşadığınız sıkıntıyı düşündükçe lafı bile olmaz ama sonuçta hepsi geçti ve anlatacak onca hikayenize bir yenisi daha eklenmiş oldu. Dilerim hep mutlu anılarınız ve güzel seyahatlerin tatlı koşuşturmaları olsun.
    Sonsuz sevgilerimle…

  4. Vay vay, okurken ben bile pes ettim. Helal size 👏👏. Elinizden bir şey kurtulmayacağını çok kez gördüm ve şahit oldum. Arkadaşlığın seçilmiş kardeşlik olduğunu da sizlerde izledim, tanık oldum. İyi ki tanıdım ve bildim bu duyguyu. İyi ki varsınız🙏🙏 Cakocum kalemine sağlık.

  5. Bu yaşananlar olurken, sizinle telefon konuşmalarımızda bayağ gözlerim dolmuştu. Okurken yeniden gözlerim doldu… Ne güzel yazmışsın babacım, içten, yalın ve çok doğal… Kalemine, yüreğine sağlık.

    Sonunda mutlu bir kavuşma olunca gülümseyerek anılıyor hikayeler.
    Nice birlikte kahkaha dolu seyahat anılarınız olsun.

    İyiki bir grup gezgin ruh BTS olmuşsunuz. Alkışlar her birinize…

  6. Ben o günleri tekrar yaşadım sayende, bizler gemiye binmiştik ama bir yanımız buruktu. O gece yemek yiyemedik ve sizleri düşünmekten kendimizi alamadık. Taki ertesi gün gemiye gelişinizi görene kadar. Kötü başlayan güzel biten bir deneyimdi. Güzel geziler dileğiyle Eline sağlık.
    Natan Siliki

  7. Cako abim Görevimiz Tehlike diye bi dizi vardı hatırlarsın mutlaka çünki siz onu çevirmişsiniz doğrusu. Heyecanlı bir roman gibiydi yazın. İyi bittiğine çoookkk sevindik , artık yeni gezilerimizin vukuatsız olması dileğiyle.
    Selim Sezer

  8. Evet bu seyahatinizi gayet net hatırlıyorum. Sanıyorum bu seyahatiniz bu güne kadar yaşadığınız en maceralı seyahatiniz ne kadar sıkıntılı anlar yaşadınız şaka gibi valla yazıcının da son anda bozulması cabası ama önemli olan sonunun güzel ve mutlu bitmiş olması.Eline kalemine yüreğine sağlık çok güzel yazdın çok güzel dile getirdin bundan böyle daha nice sıkıntısız güzel seyahatlerinizin olmasını diliyorum sevgiler.

  9. Ahh ahh
    Ayağım kırıldığı gün 30ncu evlenme yıldönümüzdü..ilk bela belirdi ayağım tokyo içinde dönünce kırıldı..
    Evren bana bu geziye gitme diyo diye düşündüm..
    Hayırlısı dedim ,cruise ile seyahat edecek olmanın hayalini senelerdir kuran kocacığıma yazıktır deyip boşver bu kerelik evreni dinlemicem, madem herkes yardımcı olcak gidiim barii…
    Gercekten herkese sonsuz şükranlarımı yolluyorumm..
    Haaa bitti mi..
    Limana vardığımızda vize yanlışlığından dolayı gidemicek olmamız peki??
    Bak evren yine işaret yolluyo diana!!!
    Dinledim mii??? Sevgili nasi sayesinde tabii ki yine hayırrrr..
    Ve sonundaaaa cruise!!!
    Tabii ki tatlılıkların güzelliklerin yanında inanılmaz zorluklarla gecen bir haftaa..
    Bilmiyorum işaret miydi evrenden gelen, bildiğim, genelde kulak veren ben bu sefer dinlemedim:)))
    Cako abinin yazısıyla bütün anılarım canlandı..
    Eline kalemine ruhuna sağlık Cako abi👏👏👏

  10. Unutulması mümkün olmayan bir macera,bir geziydi Her aklıma geldiğinde önce üzüntü ve sıkıntıdan sonra ise neşe ve sevinçten buğulanır gözlerim. Nasıl olmasın ki? Beraber seyahate çıktığımız arkadaşlarla yeni tanışmışız, sadece dünürlerimiz Taragano çifti ile belli bir samimiyetimiz var ve onlar da vize sorunu yüzünden gemiye gelemiyorlar Halimizi bir düşünün…
    Cako Abi müthiş yazmışsın.Çok akıcı,çok yalın,sohbet edercesine samimi ve sıcak Tam sen yani.
    Kalemine ,yüreğine sağlık

  11. sevgili kumam ne diyeyim sana. bu seyahatte ben yoktum ama yazdığın yazıyla an be an sizlerle o anı yaşamış oldum. eline kalemine yüreğine sağlık
    daha nice sorunsuz seyahatlerde beraber olmak dileklerimle.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here