Ana Sayfa Avrupa Tatilin adı Yunan adaları

Tatilin adı Yunan adaları

109
2
Paylaş

Tatilin adı

Yunan adaları

 

Bundan birkaç yıl öncesine kadar yaz tatili denildiğinde, deniz, kum, güneş in karşılığı bizler için genellikle Türkiye’nin Ege ve Akdeniz sahilleri idi. Son zamanlarda bu tercihimizi genellikle Yunan adalarından yana kullanıyoruz. Arkadaşlarımın “nedir senin bu Yunan adaları tutkun” sorusuna bu satırlar aracılığı ile de cevap vermiş olayım. Denizi derseniz sanki akvaryum gibi, yemekleri damak çatlatan cinsten, turiste bakış açıları ve yaklaşımları harikulade, servis standartları derseniz, hemen hemen tüm adalarda aynı. Bir turist bundan başka ne ister ve bekler ki gittiği yerden. Sırası geldikçe bu saydıklarımı tek tek ele alıp anlatmaya çalışacağım. Ulaşım ile başlayalım isterseniz. Santorini, Mikonos, gibi fantastik adaları, Girit, Korfu, Zakintos, gibi sahillerimize biraz daha uzak olan İonian adaları yerine, Türkiye sahillerinden Katamaran ya da feribot ile ulaşabileceğiniz yakın adaları, sizlere kısa başlıklar halinde anlatmaya çalışayım. Ayvalık’tan başlayarak Ege sahillerinden Akdeniz in Kaş, Kalkan sahiline kadar olan kıyılarından birçok noktadan karşı adalara tekneler kalkmakta.

Ayvalık tan, Lesvos (Midilli) adasına 1,5 saatlik feribot yolculuğu ile geçebilirsiniz. Adanın merkezi Miytilene, diğer koyları Sigri, Petra, Molivos, Plomari Kallonis, mutlaka görülmesi gereken köyler, körfezler ve sahillerdir. Burada sadece Güneş, deniz, kum mu var sanıyorsunuz? Osmanlı izlerini de görebileceğiniz bir kale, Yunan rakısı Uzo nun imal edildiği fabrika, Ege de en çok yetiştirilen Zeytin ağaçlarından toplanan zeytinlerle imal edilmiş zeytinyağı, sabun gibi ürünlerin üretildiği fabrikalar, kuş türleri içinde Kuğu kadar narin olan Flamingoları mevsimi uygunsa görme şansınız var.

İzmir in Çeşme sahillerinden Chios (Sakız) adasına 45 dakikada Katamaran ya da feribotla geçilebilir. Adanın en önemli köyleri Pirgi, Olympi, Mesta ve Anavatos tur. Adanın tepelerinde bulunan Nea Moni Manastırını, farklı mimarilere sahip adeta masal aleminde dolaştığınız hissine kapılacağınız bu köyleri gezerken Labirent gibi sokaklarında kaybolmaktan keyif alacağınız, adaya ismini veren Sakız ağaçlarını, Volkanik taşlarla kaplı Mavra Volia plajını, mutlaka gezip görmenizi tavsiye ederim.

 

 

Kuşadası Limanından feribotla 1 saatte ulaşacağınız, Sisam (Samos) adası, Filozof ve matematikçi Pisagor’un yaşadığı Pyhtagorion kasabasına ev sahipliği yapmaktadır. Gezilecek yerler listenize Vathy, Pyhtagorion, Manolates, Kokkari ve Karlovassi köyleri ile Potokaki, Psili Amos, Lemonakia ve Tsamodou, plajlarını mutlaka ekleyin.

Bodrumdan sahillerinden birçok Yunan adasına geçiş yapabilirsiniz. Örneğin Kos, Patmos, Leros, Kalymnos gibi. Bodrumdan 20 dakikada ulaşacağınız Kos Adası, Hipokrat’ın doğduğu yer. Kos Adası’nda gezilecek yerler arasında merkezdeki tarihi mimariler, biraz dışına çıktığınızda Zia, Kefalos, Kardamena ve Mastichari köyleri ile alternatifli plajlar var. Adadaki gezintiniz esnasında Türk mimarisinden örnekler de görebilirsiniz; Defterdar Camii ile Gazi Hasan Paşa Camii bunlardan bazıları. Kos Adası’nı ziyaret etmenin bir diğer güzel yanı Kos’tan feribotla Kalymnos Adası’na da geçebiliyor isterseniz Kalymnostan da Leros adasına geçebilirsiniz.

Bodrum’dan direkt Patmos Adası’na yolunuz düşmüşse Kos’tan ve Samos’tan da feribotla bu adaya geçebilirsiniz. Oniki Adalar grubundaki Patmos, İncilin son bölümünün yazıldığı yer olduğuna inanıldığı için Hristiyanlık dininin kutsal merkezlerinden, aynı zamanda da hac noktalarından biri olarak bilinir. Santorini gibi, beyaz renkli dokusunu günümüze kadar korumuş mimarisi ile Patmos’ta başlıca gezilecek yerler arasında, adanın merkezi Skala, Chora ve Grikos Bay köyleri ile halen açık olup faaliyet veren St. John Manastırı ziyaret edilmeli, şirin plajlarında Egenin tadına varılmalı diye düşünüyorum.

Marmaris ve Fethiye’den feribotla gidilebilen bir başka Yunan adası, Ege Denizi’ndeki oniki adalar grubunun en büyüğü olan Rodos Adası’dır. Ada, 1900’lere kadar Osmanlı hakimiyetinde kalmış. Bugünkü turistik popülerliğini Tapınak Şövalyeleri ile kazanmış. Şövalyeler Adası olarak da geçen Rodos’ta en önemli gezilecek yerler, Antik dünyanın 7 harikasından biri olan Limanın girişindeki  Rodos heykeli kalıntıları, (Depremler sonrası yıkıldığından şu an heykel yok) Rodos kalesi, Kanuni Sultan Süleyman’ın Rodos’u aldıktan sonra yaptırdığı kendi ismi ile anılan cami, Kahal Şalom Sinagogu, Müzeleri, Manastırları ve harika plajları ile 4-5 gün gün ayırmanız gereken bir adadır. Ege sahillerindeki bu adalardan sonra, Akdeniz de Kaş limanından teknelerle 20 dakikada geçebileceğiniz Meis adasına gelince, 1 gün ya da 1 gece 2 gün de gezip bitirebileceğiniz küçücük bir adadır. Adanın arkasındaki mağara, sahilindeki lokanta ve Kafeler çok keyiflidir.

Bir de Ege sahillerimizden hareketle değil de kara yolu ile Edirne nin İpsala sınır kapısından geçerek Alexandroupolis (Dedeağaç) üzerinden Keramoti den Feribotla geçilen İstanbul dan kontağı açtıktan yaklaşık 5-6 saat sonra varabileceğiniz Thassos (Taşoz) adası vardır ki, yukarıda saydığım diğer adalar kadar güzel ve keyifli bir adadır. Limanın girişi Limenas,Mermer plajı, Giola Lagünü, Harika plajları, Paradise, Aliki, Karnagio, Scala Beach ler tercih edilmesi gereken yerlerdir.

Otel, Restaurant, Beach, Kafe gibi hizmetlerde ödeyeceğiniz ücretler 1.-€ aşağı 2.-€ yukarı hemen hemen her yerde standart aynıdır. Damak çatlatan lezzetler nelerdir derseniz, nerdeyse her akşam siparişimizde eksik etmediğimiz, bizdeki çoban salatı benzeri, ancak üstüne koyduğu Feta peyniri, kalamata zeytini ve harika Egenin sızma zeytinyağı ile hazırlanan Grek Salat, bizim cacık benzeri ancak daha koyu ve süzme yoğurt ile yapılan Tzaziki, Patlıcan yatağında sarımsak rendelenmiş kaşar ile fırınlanmış Pabucaki, ile Yunan rakısı Uzo nun Barbayani markası ile birinci kadehler parlatılır. Ara sıcaklar, Kalamar tava, Ahtapot ızgara, Karides ve güveçte ya da fırında hazırlanmış peynir pane tarzı Sağanaki ile ikici kadehleri yuvarlarsınız, mevsimine göre sipariş vereceğiniz Asma yaprağında Sardalya ızgara, veya Mezgit tava, ya da defne yaprağı ile mangal ateşinde pişirilmiş Kılıç balığı şiş ile lezzetin doruğuna ulaşırken belki de 2. Şişe Barbayani siparişi verilmiştir bile. Böyle bir yemek, Buzuki eşliğinde dinleyeceğiniz müziklerle ödeyeceğiniz ücret kişi başı 30.-€ civarındadır. Sirtaki dansını yapmak da bedava. Bu şartlarda Yunan adaların da tatil tutkunu olmayayım da ne yapayım. Yassuuuu komşu. Efharisto Poli…

Bir Tutkudur Seyahat…

Paylaş
Önceki İçerikFarklı bir tatil deneyimi için CRUİSE
1957’de İstanbul’da doğdu. İlkokul yıllarında önce çevreyi tanıyarak gezgin olma yolunda adımlar atarken, ortaokul yıllarında ilk ciddi yurt dışı gezisini gerçekleştirmesiyle seyahat onda bir tutkuya dönüştü. Askerlik sonrası profesyonel hayatına başladığı tekstil sektörü ile beraber yurtdışı gezileri de artmaya başladı. Çıktığı bu gezileri ölümsüzleştirmek adına eline aldığı makinesiyle amatörce çektiği fotoğraflarla birçok sergiye katıldı ve ödüller kazandı. 2000’li yılların başında arkadaşlarının ve yakın çevresinin de teşviki ile Turizm Sektöründe uzun yıllar acentecilik yaptı. Bu yıllarda Türkiye Gezginler Kulübü ile tanıştı ve Genel Sekreterlik görevinde bulundu. Emekli olduktan sonra farklı kurumlarda İdari Yönetici olarak görev aldı. 30 yılı aşkın zamandır “Sinagog İlahileri Korosu Şefliği” yapmakta ve korosuyla birçok kez yurtiçi ve yurtdışı konserlerine ayrıca bazı televizyon ve radyo programlarına katılmaktadır. 2005’ den bu yana gazete ve dergilerde “Gezi ve Yemek Kültürü Yazıları” yayımlanmaya devam etmektedir. 2023 yılı itibarı ile 35 ülke 115 şehir gezip görmüş, fotoğraflamıştır. Evli ve iki kız babası aynı zamanda bir erkek torun sahibidir. Seyahatlerini eşiyle birlikte yapmaktan keyif almakta.

2 YORUM

  1. Selamlar yine yine yeniden güzel bir tatil keyfi yakaladık anlatılanlarla ne güzel yerler ne de güzel bize anlattınız kaleminize sağlık her zaman nice güzel gezilerimiz olsun sevgiler 🎉🎉🎉

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here