Ana Sayfa Genel Corona Virüs ile Dünya Yeni Bir Yaşam Tarzına Merhaba Dedi Felaket...

Corona Virüs ile Dünya Yeni Bir Yaşam Tarzına Merhaba Dedi Felaket Günlerini Fırsat Günlerine Çevirmenin Yolları

755
4
Paylaş

Corona Virüs ile Dünya Yeni Bir Yaşam Tarzına Merhaba Dedi

Felaket Günlerini Fırsat Günlerine Çevirmenin Yolları

Çin’den yayılan Corona Virüs diğer adı ile Covid-19 Avrupa’yı etkisi altına aldı. Başta İtalya olmak üzere ölüm haberleri hızla yayılıyor. Herkesin morali bozuluyor. Ekonomi, çalışma hayatı, sosyal yaşam, eğitim bu durumdan en fazla etkilenerek yaşam tarzımızı değiştirmemize zorunlu olarak yol açıyor. Hükumetler birbiri ardına zorunlu tedbirlerini açıklıyor. Bizlerin elinden gelecek tek şey ise, yeni duruma uyum sağlamak. Hükumet tedbirlerinin içinde başta gelenler; okulların tatil edilmesi, 60 yaş üstünün sokağa zorunlu olmadıkça çıkmaması, sinema, tiyatro, spor faaliyetlerinin ertelenmesi, ibadet yerlerine gitmek yerine evde dua edilmesi… gibi birçok tedbir. Büyük şehirlerimizde yaşayan bizler ise, 24 saat canlı olan sokaklarda yaşamaya alışmış, yaşamımızı AVM, kültür faaliyetleri, marketler, canlı pazar ekonomisi üzerine kurmuş insanlar olarak birdenbire evlerimize kapanmanın sıkıntısını yaşıyoruz. Aslında her değişim bir şanstır. Buna ayak uydurmak, uyum sağlamak, yeni meşguliyet alanları keşfetmek bu durumda tek çıkış yolumuz gibi gözüküyor.

Yeni Yaşam Tarzına Uyum İçin Yapabileceklerimiz Neler

Evde durmak televizyonun karşısına kurulup, elimizde bir tabakla sürekli atıştırıp beynimizi uyuşturmak olmamalı. Yapabileceğimiz çok şeyler var. İnternet üzerinden verilen, vakit darlığından imkan bulamadığımız, katılamadığımız dersleri, şimdi alalım. Biriken okunacak kitaplarımızı okuyalım. Bahar geliyor, dolap çekmece temizliği yapalım. Evde küçük çocukları olanlar, onlarla bol bol konuşmayı, masal anlatmayı, etkinlik yaratmayı denesin. O avuç dolusu paralar yatırılarak, götürülen etkinlikler, aslında bizim, evde küçük çabalarla oluşturabileceğimiz aktiviteler. https://www.cocukludunya.com/ Yeni yemek tarifleri deneyelim. Evden çalışmanın yollarını araştıralım. Yeni bir düzen oluşturalım. Moralimizi yüksek tutup yaşamımıza dört elle sarılmak bu günlerin de geride kalacağına güvenmek gerekir. Üstelik önümüzdeki günlerde  havalar düzelecek, planladığımız seyahatleri yapmaya devam edeceğiz. Gideceğimiz yerleri araştırıp bilgi alalım. Böylece güzel günlerde daha keyifli, daha güvenli seyahat edebileceğiz. https://www.btseyahat.com/

60 Yaş Üstü

Corona Virüsünden en fazla etkilenen kesim 60 yaş üstü belirli hastalıkları olan yetişkinler. Hastalığı kapma ve ölüm oranı en çok bu yaş grubunda görülüyor. Ailelerin bu durumda birbirleri ile facetime veya whatsaap üzerinden günde birkaç kez konuşmaları, görüntülü arama yapmaları öneriliyor. Yapmamız gereken tedbirlerimizi almak ve hayat akışımızı yeni yaşama uyumlu hale getirmek. Sık sık yakınlarımızın hatırını soralım. Onlarla sohbet edelim. Desteğe ihtiyacı olanlara yardım edelim. Ev ihtiyaçlarının internet üzerinden sağlanmasına destek olalım. İlaç eksikliklerini tamamlamaya çalışalım. Bu günleri atlattığımızda yapacağımız güzel etkinlikler düşünüp, moral verelim. Her sıkıntılı, karanlık gün, güneşli güzel günlere gebedir.

Dua Edelim, Olumlu Düşünelim, Güzel Şeyler Dileyelim

Dua etmek huzur verir. İçimizden aklımızdan geçenleri söyleyelim. İyi şeyler olmasını dilemek, vücudumuzda sıkışan yerleri, kalbimizi, sinir uçlarımızı ferahlatır. Sakinleştirir. Güzel bir müzik dinlemek kalbimize iyi gelir. Hareket etmek için sokağa çıkmak gerekmez. Dinlediğimiz bir müzikle bile kollarımızı bacaklarımızı hareket ettirerek kötü düşüncelerden kurtulup bedenimize sıhhati davet edebiliriz.

Çok uzun zamandır sosyal ve ekonomik yaşamın bize dayattığı şekilde birbirimizle çok sıkı bir iletişim içinde yaşadık. Hele İstanbul için düşündüğümüzde 24 saat ayakta olan bir şehir. 24 saat trafik var. Eğlence yerleri açık. Gece saat 3’e kadar fast food motosikletleri vızır vızır gidip geliyorlar. Metrobüsler, tramvaylar metrolar her daim dolu. Ne kadar da daha yavaş, daha durgun bir hayat tarzının sağlığımız için önemli olduğunu savunsak da bir türlü buna geçemiyoruz. Koşmaya, koşturmaya, stresse devam deyip duruyoruz. Belki Corona Virüs bize bunun olası olduğunu gösterecek. Yeni bir yaşam tarzına uyum sürecine gireceğiz. Daha yavaş, daha kendimizle barışık, kendimizin farkına vararak yaşayabileceğimizi anlayacağız. Ekonominin birdenbire kesilmesi, işlerin birden durması hiç kimse için iyi değil ancak beden ve ruh sağlığımızı her şeyin iyi olacağına ve düzeleceğine inanarak koruyabiliriz. Herkese, tüm dünyaya barış, sağlık ve huzurlu günlerin geri geleceği ümidimi taşıyarak , dualarımı yolluyorum.

 

Paylaş
Önceki İçerikİstanbul’da yaşıyoruz da İstanbul’u yaşıyor muyuz? 1 ÜSKÜDAR
Sonraki İçerikİstanbul’da yaşıyoruz da İstanbul’u yaşıyor muyuz? 2 FATİH TURU
1959 İstanbul doğumluyum. Lise öğrenimimin ardından İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğrenciliğimden dönemin anarşik olayları nedeni ile ayrıldım. Geçen onca yıl içinde hem güzel bir aileye sahip olabildiğim, hem de uzun yıllar çalışabildiğim için mutluyum. Çeşitli eğitimlerle kendimi geliştirmeye imkan bulduğum için de şanslıyım. Emekli olduğum dönemde çıkan af ile tekrar İstanbul Üniversitesi Psikoloji sıralarına öğrenci olarak dönmek ise, benim için inanılmaz güzel bir hediye oldu. Şimdi dileğim Psikoloji bölümünü bitirebilmek, çeşitli yayınlarda çıkan yazılarıma psikoloji alanında yazılar da ekleyebilmek, çocuk hikayeleri yazmak. Her konuda ailemin desteği başarımın anahtarı olmuştur. Bir erkek, bir kız, iki evlat sahibi oldum. Şimdi gelin ve damadımla dört evlat, dört torun sahibiyim. Dünyayı gezmenin, yeni yerleri ve insanları tanımanın da eğitimin, yaşama sevincinin, genç kalmanın önemli bir unsuru olduğuna inanıyorum.

4 YORUM

  1. Herşey bir yana, belki de biraz daha sakinliğin vakti gelmiştir. Biraz daha içimize dönmenin, zamanı yavaşlatmanın, çekirdek ailemizle daha çok vakit geçirmenin vakti. Kapana kısılmış gibi hissetmek yerine, evde kalıp bazı şeyleri kafaya takmayıp biraz da bu şekilde keyfini çıkartmak. Nasıl olsa herşey geçici, bu da öyle.. Yaz gelecek, güneş güçlenecek, biz de herşeyi geride bırakacağız. Çok güzel bir yazı, ellerine sağlık.

  2. Güncel bir konu ile Bloğumuzda her zaman söylediğimiz sloganı paylaştın.Tüm seyahatler önce hayal kurarak başlar…Kalemine sağlık.

  3. Sevgili Anet kalemine sağlık,
    İnsanlar, paralarını, işlerini,arabalarını ,evlerini, yazlıklarını, vs her şeylerini kaybedebilir. Önem li değil ….. herşey geri gelir… Ama Ruh Sağlığımızı kaybedersek işte o geri gelmez maalesef… Biliyorum bu bir tufan mutlaka birileri zarar görecek. Dileğimiz şu ki en az zararla ve sağlıkla atlatalım. Kendimize iyi bakalım gereken ne ise harfiyen uygulayalım. Allah bütün dünyadaki canlıları korusun. AMİN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here