BAKÜ’YE GİDERKEN
Hatırlarsanız daha önceki birkaç yazımda anlatmıştım. Bazı arkadaşlarım seyahate çıkmadan beni arar gideceği şehir hakkında bilgi ister, ben de onlara gidip gördüğüm deneyimim olan şehirler hakkında küçük bilgiler içeren rehber kitapçık hazırlarım. Ancak yine yazılarımdan hatırlarsanız hiç gitmememe rağmen, Nice, Berlin ve Lviv şehirleri hakkında arkadaşlar bilgi sormuşlar, hiç gitmedim size nasıl yardımcı olabilirim dediğimde, sanki sen gidiyormuş gibi yap bize bir program demişlerdi. Ben de gerçekten kendi çıktığım gezilerde yaptığım hazırlıkları yapmış onlara güzel bir program hazırlamıştım. Tüm arkadaşlar gittikleri şehirlerden dönüşte aradıklarında, senin oraya gitmediğine inanamıyoruz. Adeta oradan yeni dönmüşsün gibi harika bir program yaptın bize. Adım adım çizdiğin rota ile şehri gezdik demişlerdi. Tabi ki bu övgü dolu sözler beni mutlu ettiği gibi motive de ediyordu. Bu kez BTS grubumuzdan bir arkadaşım ailece Azerbaycan’ın Bakü şehrine gideceklerini söyledi. Bana bir Bakü programı yapar mısın demişti. Ben Bakü ye gitmedim ki dedim, ne anlatayım orası ile ilgili nasıl bir program hazırlayım desem de çok sevdiğim dostuma sanki ben gidiyormuşum gibi oturdum dersimi çalışıp onlara elimden geldiğince bir program hazırladım. İşte aşağıda okuyacağınız satırlar sanki Bakü gezisinden yeni dönmüş ve sizlere orayı tanıtmaya çalışıyormuşum gibi yazdım.
Gece yarısını geçen bir saatte İstanbul hava alanından kalkan uçak, sabaha karşı yerel saat ile 6.00 da Haydar Aliyev havalimanına iner. Havaalanı şık, büyük ve güzel. Yeni oluşu dikkat çekici. Her taraf ışıl ışıl ve tertemiz. Otele gitmek için taksiye tercih edebilirsiniz, taksiler çok ucuz. Petrol ucuz olduğundan bir yerden bir yere 3-5 dolara mesela hava alanından şehir merkezine 10-15 dolara gidilebilir. Alternatif olarak Uber gibi. Bold taksi uygulamasını internetten indirip çağırabilirsiniz. Bunlar tabi ki daha ucuz.
Otel şehir merkezinde. Trafiğe kapalı alanda şehrin en işlek caddesi Nizami caddesinde. Çantaları odaya bıraktıktan sonra kahvaltı yapmak için Bakü nün en turistik semti İçeri Şeher yani Old City diye bilinen Eski Şehre gitmekte fayda var. Yolun üstündeki kafelerden birinde kruvasan, börek, kahveden oluşan bir şeyler yiyebilirsiniz.
Kahvaltı sonrası “Turistik Gezinize başlayabilirsiniz”. Burada yani İçeri Şeher de Kız Kalesi, Şirvanşahlar Sarayı, Buhara Kervansarayı, Çeşmeler meydanı bulunur. Buradaki Sokaklar Labirent gibi ama çok otantik bir hava vermiş buraya. Yukarıda adı geçen yerleri bilet alarak gezebilirsiniz. Genel kanı şöyle ki Saray’ın içini gezerek zaman harcanacağına, bahçesini gezmek daha keyifli. Buraların gezisini bitirdiğinizde saatler öğleni gösteriyordur. Şayet acıkmışsanız kısa bir yemek molası verebilirsiniz. Bahçede bulunan Müze Restoran’da öğlen yemeğini yerken canlı müzik dinletisi ve müzisyenlerin yerel kıyafetleri de size Azerbaycan da bulunduğunuzu hatırlatıyor. Gece yemek ya da yürüyüş için sokaklara çıkarsanız ilk gözünüze çarpacak olan 3 tane yan yana duran Ateş kuleleri binaları olacaktır. Görüntüsü ışıklandırması ve şekilleri yüzünden aleve benzeyen binaların ilki Rezidans, 2. Si Ofis 3.ise Otel olarak hizmet vermekte. Petrol ülkesi olduğundan bazen geceleri bu binalar yanan alev bazen de Azerbaycan bayrağı gibi şekillerle ışıklandırılmakta. Azer zaten Ateş demekmiş. Alev aynı zamanda Zerdüştlüğün simgesi imiş. Eskiden İran, Hint ve Azeriler de Zerdüşt inancına bağlı topluluklardı.
Turunuza yolunuzun üstündeki camileri ziyaret ederek devam edebilirsiniz. Şehirdeki camilerin en bilineni Muhammad Camii ve Şii mezhebine mensup kişilerin gittiği Taza Pir Camii farklı kültür ve inançları tanımak isteyenlerin ziyaret etmesi gereken ibadethanelerdir. Hazar denizi kıyısında bulunan Avustralya da ki Opera Binasına benzer mimarideki AVM gezmek isterseniz, Deniz Mall enteresan. İçinde yazlık tatil köylerindeki havuzların kaykaylarına benzer borular AVM nin en tepesinden sizi en alt katına sırt üstü kayarak indiriyor.
Mini Venice şehir merkezine 15 dakika mesafede. Adeta İtalya’nın Venedik kanallarını anımsatan kanalları ve gondolları ile kanalları çevreleyen kafe ve restoranları bir an için kendinizi Azerbaycan da değil de Venedik sokaklarında sanacağınız görüntüde.
Şehir Hazar denizi kıyısında sanki bir hilal şeklinde inşa edilip kuruldu. Bakü Bulvarı adeta bir Kordon boyu gibi. Şehrin trafiğe kapalı alanı Targovi yeni adı ile Nizami Caddesi sanki İstiklal Caddesi gibi. Gezinirken etrafı dolaşırken, onlarca Türk firmalarını göreceksiniz. Şehir merkezindeki Atatürk Parkı’nı mutlaka ziyaret edin. Vaktiniz varsa Hazar denizinde Tekne ile turlar düzenlenmekte. Şehri deniz tarafından izlemek de keyiflidir.
Yahudi Azeri kahramanı Albert Agarunov’un heykeli Nerimanov semtinde bulunmakta. Albert, 1. Dağlık Karabağ savaşı sırasında Şuşa muharebesinde tankı ile Ermenistan ordularına karşı kahramanca Azerbaycan’ı savunduğu için heykeli devlet tarafından dikilmeye karar verildi.
Bakü Füniküleri ile şehir Panoramik izlenebilir. Dünyanın nadir şehirlerinde rastlayacağınız Halı Müzesi burada bulunur. Bu müzeye benzer daha minimal şeklini Haydar Aliyev kültür merkezinde görebilirsiniz. Bu yüzden Halı müzesini ikincil ziyaret listesine koyabilirsiniz. Halı Müzesi demişken Safevi döneminden günümüze kadar örülen halıların bulunduğu bir müzedir. Halı müzesinin az ilerisinde alt geçit bulunur. Buradan geçip Fünikülere varabilirsiniz. Tepeye çıktığınızda, Türk ve Azeri şehitliklerini, Higland Park yani Dağ üstü parkını, Alev Kulesini,ve Ebedi Alev Anıtını görebilirsiniz. Yemek için burada bulunan Manzara Restorantında yemek yerken Bakü’yü tepeden izleyebilirsiniz. Şehri birçok Avrupa şehrin de olduğu gibi Bakü Eye isimli Hazar Denizi kıyısındaki dönme dolap ile yüksekten izleyip fotoğraflayabilirsiniz.
Haydar Aliyev Kültür Merkezi, mimarisi ve görüntüsü ile müthiş bir yapı. Etrafını dışardan önce bir dolaşıp daha sonra içindeki katları sırası ile gezmek lazım. Her bir katında değişik sanatsal ve kültürel objeler sergilemişler. Örneğin bir katında kıyafetler bulunurken, diğer bir katta metallerin kaynak ile birleştirilerek yapılan otomobil, heykel gibi birçok objeler var. Diğer katlarda kuklalar, meyveler ve sebzeler, tablolar, halılar sergilenmiş. Burada göreceğiniz halılar, Halı müzesinin bir pavyonu gibi. Bu katı gezerken adeta göreceğiniz bir filmim Fragmanını izler gibi olacaksınız. Benim için en ilgi çeken kat Müzik aletlerinin sergilendiği kat olurdu herhalde. Her bir Azerbaycan müzik aletlerinin önünde durduğunuzda o müzik aletinin sesi bir melodi halinde kulağınıza sesleniyor. Bir katı bizim Miniatürk gibi ülkenin bina yapı ve heykellerinin sergilendiği kat. Bu Kültür merkezinde birkaç saatinizi geçirebilirsiniz.
Lökbatan Çamur Volkanı (Lökbatan palçıq vulkanı), şehir merkezinin 15 km güneybatısında yer alır. Lökbatan kasabası yakınlarında, Hazar denizi kıyısında aynı adlı petrol ve maden sahasında bulunan çamur volkanıdır. Püskürme sayısına göre “dünya rekortmeni” olan bu çamur volkanı, Azerbaycan’ın en aktif, dünyanın ise en aktif beş çamur volkanından biridir. Gobustan Milli Park’ın da da bunun gibi Çamur volkanı bulunur. Tarihi bir sit alanıdır Ancak Şehir merkezine 50-60 Km uzaklıktadır. Şehir merkezine uzaklığı 2 saate yakındır. Bence bu kadar zaman harcayıp yol yapmak kısa süreli Bakü gezisinde pek uygun değil.
Bakü Kristal Salonu (Bakı Kristal Zalı), şehir merkezine 15-20 dakikalık mesafede bulunan kapalı bir gösteri merkezidir. Sahilde, Ulusal Bayrak meydanına çok yakındır. Salonun ilk büyük etkinliği 2012 yılında Eurovision şarkı yarışmasına yaptığı ev sahipliğidir.
Ramana Kalesi (Ramana qalası) şehir merkezinden 15 Km mesafede bulunan tarihi aynı zamanda mimarisi görülmeye değer bir eserdir.
Her ülke ve şehri ziyaret ettiğimizde Sinagog ve Kosher restoran var mı diye araştırırım. Bakü merkezde Dilara Aliyeva cad 171 adresinde Gürcülerin kurduğu Ashkenaz Sinagogu vardır. Dağ Yahudileri Sinagogu Bakü de Dimitrova caddesindedir.
Azerbaycan’ın Gastronomisinden biraz bahsedecek olursak İran, Kafkasya, Çin ve Türkiye’den izler taşıyan bu besleyici ve lezzetli mutfakta, koyun eti, hamur işi ve pilav çeşitlerinin baş tacı olduğunu belirtmek gerek. Ana yemekler de haliyle bu üç malzeme etrafında çeşitleniyor. Tüm Kafkas coğrafyasında şekil ve boyları farklılıklar taşısa da Mantı burada da çok sevilen bir yemektir. Tatlılar içinde, Baklava gibi şerbetli tatlıları tercih etmekteler.
Otantik ya da yerel yemekler tatmak isterseniz Shakh Garden, Qaynana Restoran, Firuze, Et yemekleri ve ızgaraya meraklı iseniz Mangal et restorantı müthişmiş. Dekoru sanki Alis Harikalar ülkesinde havası yaşatıyor size. Dolma restoran da yer altında adeta bir mağara görüntüsünde dekoru çok ilginç bir yer. Tatlı yemek için Qız Galası, kafede farklı lezzetler bulabilirsiniz. Miri Wanna Rest. Cafe de Napolyon tatlısı tavsiye ediliyor. Bu kafenin diğer şubeleri New York, Londra ve St. Petersburg da bulunuyormuş. Bagel Bar Cafe House sanki New York da ki Bagelciler gibi. Orada olan çeşitlerin nerdeyse hepsini örneğin çok sevdiğim Somonlu, ya da şarküteri çeşitli, envai çeşit peynirli Bagelleri bulabilirsiniz. Bunlar eski şehir içinde bulunmakta. Bazıları Bakü Bulvarı üzerinde caddede bazıları sanki bir yer altı pasajına gider gibi ineceğiniz daracık girişleri olan ancak restoranların içine girince muazzam bir dekor ve görüntü ile karşılaşacağınız mekanlardır. Bazılarında yemek sırasında canlı müzik dinletisi de yapılıyor. Bakü kitap merkezi & cafe Nizam sokağına yani Tarqoviye çok yakın bir yerdedir. Biraz dinlenip Pasta kahve keyfi yapmak istemezseniz dahi sırf kitaplığı görmek için gidilmeli.
Azerbaycan ve Bakü hakkında kısa bilgiler: Kafkasya bölgesinde bulunan tarihi ve kültürel zenginlikleri ile bilinen bir ülkedir. Başşehri Bakü, Hazar denizi kıyısında yer alır. Eskiden İpek yolu üzerinde bulunduğundan, farklı kültürlerin birleşme noktası olmuş. Zengin doğal kaynaklara, özellikle petrol ve doğal gaza sahiptir. Resmi dili Azericedir. Ancak kendilerine Azeri derseniz biraz kızıyorlar. Biz Azeri değil Azerbaycanlıyız diyorlar. Ülkenin büyük çoğunluğu Müslümandır. Unesco’nun dünya mirası listesinde bulunan birçok tarihi ve kültürel mirasa sahiptir. Ülke Nüfusu 10 milyon olup, başkenti Bakü de ise 2,5 Milyon insan yaşamakta. Yüz ölçümü Türkiye’nin üçte biri kadar, 86.600 kilometre karedir. Dünyanın en büyük bayrağı Bakü de bulunmaktadır. Eni 36.Mt uzunluğu 72.Mt ağırlığı ise 500.Kg dır. Ülkeye Türkiye’den vizesiz gidilebildiği gibi kimlikle dahi giriş yapılabiliyor. Şehrin mimarisi ve yapıları Rus döneminden kalma tarzda olup gösterişli ve yan yana bitişik düzende nerdeyse tüm caddeyi kaplar. Sokaklarda dolaşırken bu mimariden dolayı, Kafkaslarda değil de sanki Budapeşte ve Viyana sokaklarında gezindiğinizi sanırsınız. Yeni binaların tarzı ise Fransız mimarisini andırır. En üst katının çatı pencereli oluşu, çatılarının ise siyah renkli oluşu görüntü itibarı ile sanki Paris sokaklarını andırır.
Şehir yeşilliklerle dolu olup parklar ağaçlandırılmış ve parkların içinde Azerbaycan sanatçı ve şairlerinin heykelleri ile daha da güzel hale getirilmiştir. Bakü dünyanın deniz seviyesinden en alçak olan şehirlerinden biridir. Yine dünyanın sayılı gaz ve petrol rezervleri olan ülkedir. Dünyanın farklı coğrafyalarında 70. Milyon Azerbaycanlı yaşamaktadır. Dünyada ilk Cumhuriyet ve Laikliği kabul eden İslam devletidir. Eğitim ve sağlık ülkede ücretsiz olup okuma yazma oranı ise % 95 tir. Halkın birçoğu 3 lisan bilmekte. Azeri Türkçesinin yanında, Rusça, İngilizce ve Türkçe konuşmaktadır. Devlet ve halk ülkede yaşayan tüm azınlıklara hoşgörülü yaklaşmaktadır. Sloganları, “Bize zarar vermedikleri sürece, özgürce dinlerini ve kimliklerini yaşayabilirler” Ülkede Katolik Hristiyanların gittiği Kiliseler, Yahudilerin gittiği Ashkenaz Sinagogu bulunmakta. Hatta Quba Kasabasında (Kırmızı Kasaba) Dağ Yahudileri dedikleri bir Yahudi yerleşim yeri bulunmakta. Kasabada Sinagog, Müze ve küçük bir kültür merkezi bulunmakta. Quba da 2 Sinagog vardır. Bir tanesi Hilaki (Gileki) diğeri ise 1888 yılında Rus yönetimi zamanında inşa edilen 6 Kubbeli Sinagog (Altı Günbez) isimli bir Sinagog daha varmış. Daha sonra burası halı üretim fabrikasına çevrilmiş. 2.000 yılında restore edilip tekrar Sinagog haline dönüştürülmüş. Kolkhoznaya 46 adresinde bulunur. Bakü’den 2 saat mesafedeki bu kasabaya Taksi ile gidebileceğiniz gibi Bakü merkezden kalkan otobüslerle de gidebilirsiniz. Ülke genel olarak çok temiz. Yerde bırakın çöpü toz bile göremezsiniz. Ayrıca ülkede birçok yasaklar uygulanmakta. Örneğin, açık havada parklarda içki içmek, uyuşturucu kullanmak, silah taşımak yasak. Cezalar ise gerçekten caydırıcı cinsten. Azerbaycan son zamanlarda Turizme çok önem vermekte. Tüm körfez ülkelerinde olduğu gibi bir gün gaz ve petrol biterse ülkeye gelir kaynakları yaratmak amaçlı Turizme yönelmişler. Eurovision yarışmasına çok görkemli bir şekilde hazırlanıp tüm dünyanın takdirini almış. Bu maksat ve amaçla turizme katkı sağlamak için Formula 1 yarışlarının ev sahipliğini yapmakta. Azerbaycan da Karasal iklim yaşanmakta. Yazları çok sıcak kışları ise çok soğuktur. Bahar aylarında ülkeyi ziyaret etmek en idealidir. Bu kardeş ve dost ülkeye gitmek lazım. Ben programıma aldım.
Bir Tutkudur Seyahat…






















































