Ana Sayfa Avrupa Bir gezi hayali Ukrayna / Lviv

Bir gezi hayali Ukrayna / Lviv

389
53
Paylaş

Bir gezi hayali

Ukrayna / Lviv

 

 

Gezi programı yapmaktan keyif aldığımı bilen bir arkadaşım Lviv’e hafta sonu tatiline gitmek istediğini söyleyince çalışmalara koyuldum. Sabiha Gökçen’den havalanan bir uçağa rezervasyonla başlayıp, şehir merkezinde bir otelde yer ayırtmakla devam ettim. Yerel saatle 14.25’te Lviv’e vardıktan sonra doğru şehir merkezindeki rezervasyon yapılan otele check-in işlemini yapıp kendimizi Lviv sokaklarına attık.

İlk olarak Lviv’in şehir merkezi Rynok Meydanına gittik. Şehrin kalbi denecek bu meydandan tüm şehir neredeyse yürüme mesafesinde. Metro ya da otobüsü kullanmaya gerek kalmıyor. Neredeyse her gün en az bir kere, belki de birkaç kez bu meydana uğradık; ya kafelerinde dinlenmek ya da lokantalarında yemek için.

 

                             

Rynok Meydanı

Rynok Meydanındaki Centaur Cafe’de biraz yorgunluk atıp kahve molası verdik. Kahvenin yanına Orta Avrupa tatlısı aynı zamanda Lviv’in meşhur Strudel tatlısını sipariş verdik.

Akşam üstü saatlerinde biraz çevremizi tanıma turları yaptıktan sonra, İtalyan Avlusunu görmeye gittik. Rönesans tarzı bir mimariye sahip olan İtalyan Avlusu, diğer adıyla İtalyan Mahkeme Bahçesi Lviv’de görülmesi gereken yerlerden biri. Lviv, Orta Avrupa’nın küçük şehirlerine benzeyen mimari yapısıyla zaten romantik ve şirin bir şehir, İtalyan Avlusu da şehrin en romantik noktalarından biri.

 

 

İtalyan Mahkeme Bahçesi

Akşam yemeği için çok enteresan, işkence temalı, Valovaya St 20 adresindeki Grill Restoran’ı tavsiye ediyorum. Izgara çeşitleri yiyebileceğiniz gibi, Ukrayna – Rus lezzetlerinden Borc çorbası gibi spesiyal yemekleri de deneyebilirsiniz. Et yemeyenler için söylediğimiz pideler adeta Gürcü Haçapuri gibiydi.

Yemek sonrası Shevckenko Bulvarı ile Virmenska Caddesinde gezinip geceyi sonlandırdık.

Lviv’deki ikinci günümüze dinlenmiş şekilde uyanıp otelde yaptığımız kahvaltı sonrası, şehir merkezindeki turizm ofisinden hazırladığımız liste harici gezilebilecek yerlerin bilgisini aldık. Gezimize Rynok Meydanında yer alan Belediye Binası ziyaretiyle başladık. Binanın içindeki 400 basamaklı Ratusha Kulesine çıkıp, şehri kuşbakışı izledik.

 

Belediye Binası 

Ardından sırada Boim Şapeli vardı. 1609-1615 yılları arasında inşa edilmiş bu kilise de Rynok Meydanındaydı.

 

Daha sonra 1880 yıllarında inşa edilen Potoçki Sarayını ziyarete gittik. Klasik Orta Avrupa sarayları gibi, harika bir bahçesi olan, Viyana’dakiler kadar görkemli olmasa da güzel bir saraydı.

Öğlen yemek molasını Halytska St. 20 adresindeki Black Honey Cafe’de verdik. Yemek sonrası programımızda sinagog ziyareti vardı. Şehirde birçok sinagog olmasına rağmen en bilinen Vana Fedorava St. 27 adresindeki Golden Rosen Sinagogu ziyaretine gittik. Şu an harap vaziyetteki sinagogun sadece dış avlusunu fotoğraflayabildik.

 

          

 

Müzeler şehri

 

Lviv için müzeler şehri de diyebiliriz. Eczacılık müzesi, çikolata evi müzesi, bira evi müzesi, askeri ve silah müzesi vs gibi birçok ilginç temalı müzeler var. Bunlardan birkaçını seçip ziyaret ettik. Ayrıca Lviv Lychakiv Mezarlığı, devlet adamları, yazarlar, sanatçıların mezarlarının bulunduğu kabristan, Buenos Aires, Moskova, Berlin gibi birçok ülkedeki mezarlıklar gibi ziyaret edilecek kadar ilginçti.

Tarihi İtfaiye binası kırmızı çatısı ile görülmeye değer binalardan olup fotoğraf meraklıları için güzel bir mekân.

Opera Binası

 

Daha sonra Svobody Ave. 28 adresindeki Opera Binasını ziyarete gittik. Avrupa’daki birçok opera binası gibi görkemli ve görülmeye değer. İmkânınız varsa daha evvelden bilet rezervasyonu yapıp bir opera ya da bale gösterisini matine ya da suare seansında izleyebilirsiniz.

 

 

Akşam yemeğini Rynok Meydanındaki The Pravda Beer Theatre’de yedik. Canlı müzik eşliğinde eğlenceli bir gece yaşadık. Balkonlu ve ilginç dekoru olan mekân çok keyifli idi. İsminden de anlaşılacağı gibi farklı lezzetlerdeki biraları tatmanızı tavsiye ederim. Geceyi burada sonlandırdık.

Lviv’deki üçüncü günümüzde otelde yaptığımız kahvaltı sonrası ilk durak olarak Seyir Terasına (High Castle) gittik. Rynok Meydanından yürüyerek yaklaşık 20-30 dakika mesafede bulunan terastan, şehri kuşbakışı izlemek çok keyifliydi.

Şehri tepeden panoramik izledikten sonra, farklı mimarisi olan kiliseleri ziyarete gitmeye karar verdik. Lviv Orta Avrupa’ya daha yakın bir şehir olduğundan Rus mimarisinin soğan başlı kiliseleri yerine, Barok ve Rönesans dönemine ait farklı mimarisi olan kiliseler çoğunlukta. İlk olarak Checheta St. 1, adresindeki St. Andrew Kilisesini ziyarete gittik. Ardından da Latin Katolik Kilisesi, Ermeni Katedrali ve St. George Katedrali geldi. Her birinin farklı mimarisi, içerisindeki vitraylar görülmeye değerdi.

 

 

Kahve Madeni

Kahve Madenine hiç gittiniz mi? Lviv’de adeta kömür madeni çıkarır gibi kahve üretimini canlandırdıkları Kahve Madenine gidip salonunda kahve molası vermenizi tavsiye ediyorum. Rynok Meydanındaki bu özel yeri ‘Coffee Manufacture’ı mutlaka ziyaret edin.

Bu noktada Rynok Meydanından hareket eden şehir gezi treniyle dolaşmanın iyi bir fikir olacağına karar verdik. Hem biraz dinlenmiş hem de görmeyi atladığınız yerler olmuşsa bu vesile ile görmüş oluruz dedik. Kulağımıza taktığımız kulaklıkla gezdiğimiz yerleri Hop On Hop Off mantığındaki gezdiren tren çok keyifli, eğlenceli oldu bizler için.

Doğa yürüyüşlerini severseniz, biraz dinlenmek, biraz soluklanmak için Stryisky Park ya da Taras Shevckeno Anıtı ve Parkı ideal. Sincapların yanınızdan geçtiği, ilkbaharda yeşilin, sonbaharda kahverengine dönen yaprakların seyrine doyum olmuyor.

Akşam yemeğimizi Rynok caddesine paralel sokaktaki askeri kışla konseptinde, girişte silahlı bir askerin parola sorarak içeri aldığı, cevap olarak da Slava Ukraine dediğinizde içeri girebileceğiniz, girişte nöbetçi askerin bir kadeh votka ikram ettiği ilginç ve mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir mekân olan Kryivka Rest.’da yedik.

 

LVİV’DE NE YENİR, NE İÇİLİR?

Yukarıda konular geçerken yazdığım, Borç çorbası, kahve yanına Strudel dışında aşağıda birkaç Ukrayna spesyalitelerini de paylaşıyorum.

 

 

Banosh: Ukrayna’nın sembol yemeklerinden olan banosh, “Lviv’de ne yenir?” diye sorduğunuz Lvivlilerden alacağınız en popüler cevaplardan biri olacaktır. Eğer Lviv yemek kültürü hakkında gerekli tecrübeyi edindiğinizi söyleyebilmek istiyorsanız mısır unu ile yapılan bu meşhur yemeği kesinlikle tatmalısınız.

Vareniki: Bir tür hamur işi olan vareniki mantıya benziyor. Genellikle içine peynir konan hamur topları kaynatılarak üzerine bir de yağ gezdirildikten sonra afiyetle yenir. Ha tabi şehirde çok sevilen ekşi bir kremanın da varenikiye ayrı bir lezzet kattığını da unutmayalım.

 

Holubtsi: Bizdeki etli lahana sarmaya benzeyen lezzetli bir yemek.

Lviv’e özgü şarap ve biranın yanında çeşitli meyve likörlerini pub ya da barlarda tadabilirsiniz.

Lviv’de geçirdiğimiz long weekend’in son günü. Otelde yaptığımız açık büfe kahvaltı sonrası hediyelik eşya mağazalarından hatıra magnet, mug, nihale, shot bardağı gibi hatıra objeleri aldık. Gezerken çok beğendiğimiz ve tekrar görmek istediğimiz birkaç yere, vakit geçirme amaçlı gittik. Kafelerinde seyahat yorgunluğumuzu atmaya çalıştık.

Dönüş uçak saatimiz, 16.20’de idi. İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanına doğru uçuşa geçtiğimizde yeni bir kültür ve yeni bir coğrafya ile tanışmanın keyfi içindeydik.

Değerli okurlar, şu ana kadar okuduğunuz Lviv turu ile ilgili tüm anlatımım bir hayal ürünü. Lviv’ i hiç görmedim. Ukrayna’ya hiç gitmedim. Giriş yazımda belirtiğim gibi bir arkadaşım Lviv turu hazırlamamı isteyince, “Tüm Seyahatler Önce Hayal Kurarak Başlar” sloganımdan yola çıkarak yukarıdaki turu adeta yapmış gibi ‘Bir gezi hayali’ başlığı ile sizlere aktardım. Önce hayalimde gerçekleştirip sonra da kaleme aldığım ve yazarken de çok keyif aldığım bu destinasyonu ilk fırsatta programıma alacağım gibi gözüküyor.

 

Bir Tutkudur Seyahat…

Paylaş
Önceki İçerikADANA – MERSİN GEZİSİ
Sonraki İçerikGAP  TURU
1957’de İstanbul’da doğdu. İlkokul yıllarında önce çevreyi tanıyarak gezgin olma yolunda adımlar atarken, ortaokul yıllarında ilk ciddi yurt dışı gezisini gerçekleştirmesiyle seyahat onda bir tutkuya dönüştü. Askerlik sonrası profesyonel hayatına başladığı tekstil sektörü ile beraber yurtdışı gezileri de artmaya başladı. Çıktığı bu gezileri ölümsüzleştirmek adına eline aldığı makinesiyle amatörce çektiği fotoğraflarla birçok sergiye katıldı ve ödüller kazandı. 2000’li yılların başında arkadaşlarının ve yakın çevresinin de teşviki ile Turizm Sektöründe uzun yıllar acentecilik yaptı. Bu yıllarda Türkiye Gezginler Kulübü ile tanıştı ve Genel Sekreterlik görevinde bulundu. Emekli olduktan sonra farklı kurumlarda İdari Yönetici olarak görev aldı. 30 yılı aşkın zamandır “Sinagog İlahileri Korosu Şefliği” yapmakta ve korosuyla birçok kez yurtiçi ve yurtdışı konserlerine ayrıca bazı televizyon ve radyo programlarına katılmaktadır. 2005’ den bu yana gazete ve dergilerde “Gezi ve Yemek Kültürü Yazıları” yayımlanmaya devam etmektedir. 2020 yılı itibarı ile 34 ülke 105 şehir gezip görmüş, fotoğraflamıştır. Evli ve iki kız babası aynı zamanda bir erkek torun sahibidir. Seyahatlerini eşiyle birlikte yapmaktan keyif almakta.

53 YORUM

  1. Sağol Cako benide kandırdın Livivi gören biri olarak gerçekten çok güzel bir şehirdi diyorum çünkü şuan nasıl düşünmek bile istemiyorum gezi hayal Liviv hayal yinede insanlar geri gelmez ama şehir kurulur kalemine sağlık hayallerde güzeldir birgün belki yine hepberaber gideriz BTS ile en güzel tur bizim tur 👌

  2. Hayal etmek ,umut varetmektir dolayısıyla ümit etmektir.Zaten ümit ve umut etmek çaba sarfetmek ; hayali gerçekleştirmektir.
    Linkteki yazınızı okudum .
    Çok beğendim gerçekten yaşamış gibi her detayıyla yediğinizi hayal ettiğiniz yemekleriyle bile çok güzel tasavvuru.
    Hayallerinizin bir gün mutlaka gerçekleşmesi dileğiyle çok sevgiler

  3. Bizi iyi kandırdınız Yako Bey…:-)
    Ben de Lviv’i daha önce ziyaret edememiştim.
    Okuduğumda çok keyif aldım ama.

  4. Sevgili Yako umarım Ukrayna bir an evvel eski günlerine döner ve yaralarını sarar. Hayal ettiğin tatili yine kalabalık bir grup olarak yaparız…

  5. Yazını okuyunca orada senin de yazdığın gibi muhteşem ve görkemli yerleri , şu an ki durum ile karşılaştırınca ne acı hayat dedim… Paranın da ucuz sayılabilecek durumda olması çok iyiydi (TL karşısında)
    Güzel gezilere sağlıkla devam, kalemine sağlık Cako …

  6. Selamlar Ukrayna gezisiyle ilgili yazıyı okudum şimdi ne güzel gezilmesi gereke bir yermiş maşallah şaşırdım doğrusu ama çokta güzel bilgiler öğrendim hangi ülkede nerelere gidileceğini nerelerde ne yemek yenilenileceğini öğrendim gerçekten müthiş inşallah bu savaş sonrası her şey düzene girer turizm devam eder insanlar yine gezip görmeye görmeye devam ederler emeğinize kaleminize sağlık teşekkürler sevgili Yako Taragano👏👏👏👏👏👏🙏🙏🙏🙏🙏🙏👌👌👌👌👌

  7. Elinize sağlık, yaklaşık 4 ay kadar önce bu güzel şehirde zaman geçirme fırsatı bulduk. Her şey harikaydı. Bu aralar ne yazık ki üzücü durumlar yaşanıyor Ukrayna’da fakat gün gelip bu durum da düzeldiğinde yeniden gidip görmeyi çok isteriz.
    Ufak birkaç tavsiye de bizden olsun: Yerel Ukrayna yemekleri yapan Puzata Hata ve kaburga konusunda muhteşem bir yer olan Arsenal Ribs tavsiye edilir.
    Doyurucu yazınız için tekrar teşekkürler…

  8. Kalemine sağlık harika bir program hayal edilmiş umarım oralarda her şey yolunda gider barış gelir ve hep beraber gerçekleştirebiliriz.
    Hayal edelim sağlıkla gerçekleşsin.
    İyi günler dilerim

  9. Lviv yazın gerçek bir rehberlik hizmeti sevgili Cako
    Her detayı yazmışsın
    Ben de Ukrayna’yı göremeyenlerdenim daha doğrusu turu ayarlamıştık ama pandemi çıkınca iptal olmuştu.
    Ne yazık ki şimdi tam hayal oldu
    Belki 4-5 sene sonra nasip olur 🙏
    Hep beraber gideriz
    Kalemine sağlık

  10. Eline Kalemine Sağlık Sevgili Gezgin Arkadaşım. Bir şehir görmeden ancak bu kadar güzel anlatılabilir.
    Ben şehri gördüğüm halde bu kadar detay aklımda tutamadım. Ukrayna’yı baştan başa gezdik. ne Yazık ki? Gördüğümüz tüm caddeler harabeye döndü. Çok Üzgünüm…… İyiki’de bizim için yaptığın turu tamamladık. bu yazıda anılarımız tekrar canlandı. Teşekkürler Gezgin Ruhunla kal…….

  11. Çok hoş ve gerçekçi bir kandırmaca olmuş Yako bey 😊👍 Ben Lviv’e bir bahar, bir de kış aylarında gitmiştim her ikisi de çok keyifli idi. Okurken Yako bey yazılmamış bir yer bırakmamış diyordum ki, bize bir şaka yaptığınız ortaya çıktı. Harika, yüreğinize kaleminize sağlık. Umarım tekrar huzur içinde o bölgelere gidebiliriz. Sevgiyle kalın…💐💐

  12. İnşallah bu güzel şehir fazla bozulmadan özgürce dolaşılabilir. Kalemine sağlık

  13. Yazıyı okurken, ” adeta Lviv’i sizlerle gezdim ve çok keyif aldım”..diye yorum yazmayı düşünürken, beni çok şaşırttın. Hayal gücüne , gezme ve keşfetme tutkuna hayran kaldım. Tabi ki Lviv’e de!!..ne kadar üzücü ve yazık ki şimdi Lviv’in güzelliği, sadece senin bi bakıma tarihi bir not değerindeki bu yazında kaldı. İyi ki yazmışsın!.
    Dilerim en kısa sürede Lviv’e gitme hayalini gerçekleştirebiilirsin sevgili Cako .Bu sefer de insanoğlunun ne kadar yıkıcı ve acımasız bir varlık olduğundan bahsedersin. Sonra da anka kuşu gibi küllerinden yeniden doğuşundan..

  14. Yalnız yazı çok güzel anlatılmış taa ki son düzlükteki ters köşeye kadar resmen şehri gitmiş kadar yaşadım 🙂 Kalemine sağlık 🙂

  15. Helal olsun diyorum, gitmeden görmeden hayallerle gezebilmenin böyle keyifli anlatılabileceğini de senden öğrendim sevgili Cako. Gidip görmüş olduğumuz bu şehri çok sevmiştim gerçekten, ancak bu kadar ayrıntı yaşadık mı? Hiç farkında değilim. Savaşın uğradığı her yerin yeni baştan canlandığını geçmiş hayat gösterdi hepimize. Belki bir gün savaşın da savaşanların da sona ereceği bir dünyaya kavuşur, insanların insanlığa bıraktığı kültürel mirasla hepimiz tanışıp doya doya izleriz. BTS ile Keyifli gezilere birlikte gidebilmeyi çok seven bir dostunuz olarak yazılarının devamını bekliyorum.

  16. Sevgili kuzen,
    herkes gibi beni de kandırdın, ama bu kadar güzel bir anlatım olamaz ağzına sağlık.
    Gerçekten bütün savaşların bitmesi dileğiyle deyip en yakın zamanda ziyaret etmek istediğimi söyleyebilirim tekrar teşekkürler🙏🏻

  17. Sonu sürprizli yazıyı keyifle okudum. Her yazı yeni yerlere sürüklüyor okurken insan kendini o sokaklarda gezer gibi hissediyor. Adımlarınıza, hayallerinize sağlık

  18. Seyahat ile ilgili tecrubeli birikimler epey fazla. Seni tebrik ediyorum. Bu yazılardan ve tecrubelerinden epey faydalaniyoruz. Gezgin olmak bambaşka bir duygu ve bambaşka bir heyecan. Pandemiden dolayi 2 sene ara vermiştık. Bu gezileri toplamak, resimleri arşiflemek, hazırlamak ve bunlarin hepsini yazıya dökmek epey emek isteyen isteyen bir uğraşi. Pek kolay değil, seni tekrar candan kutluyor ve tebrik ediyorum. Sağlikli, huzurlu ve pandemizsiz bol seyahatler diliyorum.

  19. Cako… Lviv i gitmiş görmüş gibi o kadar güzel ve yaşamış gibi anlattın ki..tebrikler.Yazının sonundaki itirafın daha ilginç oldu.OB yakışır. İnşlh savaş biter ve birgün gitmeye karar verirsen iştirak ederiz.Emeğine hayallerine sağlık..

  20. Hakikatten bravo! Gitmeden görmeden bu kadar iyi detay görmedin. Bu şehri planıma ekledim.

  21. Sık seyahat eden ve değişik coğrafyaları gezmiş biri olarak Lviv’i şimdiye kadar görememenin ve bu savaştan sonra da göremeyecek olmamın üzüntüsünü yaşıyordum.
    Taa ki Cako’nun yazısını okuyuncaya kadar…
    Hayal ile gerçek bu kadar mı birbirine uyumlu işlenir,böylesine bezenir!! Cakocum kuvvetli kalemin uzun yılların verdiği seyyah tecrüben ile birleşince ortaya müthiş bir yazı çıkmış Bence yazdığının tam tersine hayal olamayacak kadar gerçek.
    Tebrikler..ve teşekkürler

  22. Sevgili Şefim,
    O kadar emindim ve o kadar iyi tanıyorum ki seni son sürprize çok şaşırdım.Birileri sorsa bu yazı üstüne yorumlarımı kesin üstüne yemin ederdim.Seyahat ve gezgin ruhu bu olsa gerek.Birlikte yada farklı gruplarla yaptığımız seyahatlerde bir mekanın arka sokağını bulmak için şehir turu attığımızı dikkate alırsak senin araştırman ve yazıya birebir dökmenin takdirle karşılıyorum.Dilerim dünyamızı saran bu korkunç çıkar çatışmaları birgün sona erer ve yazındaki güzel yerleri eski haliyle görmek nasip olur.Seni tebrik ediyor yeni coğrafyalarda birlikte keşiflere ulaşmak dileğiyle sevgiler sunuyorum.

  23. Sevgili Cako , Bloğa yazmış olduğun yazı ile, anılarımız canlandı. Biz 4 çift kiralamış olduğumuz minibüs ile bir kaç ülke yaptık ,Ukrayna’ da bu ülkelerden biriydi, arabayı süren kişi Azerbaycan’lı bir arkadaştı, bütün Gümrük Kapılarından çok rahat geçtik . Yalnız Ukrayna sınırından geçerken bizi tam 7 saat süründürdüler en sonunda Türk konsolosluğunu aradık tahminimizce, oradan bir baskı geldi ve bizi geçirdiler bu yüzden bu ülkeye karşı bazı ön yargılarım var.
    ama bütün yazdıklarına katılıyorum gitmeden Liviv’i böyle anlatıyorsan gitsen de, daha iyisini anlatamazsın, sana tek kelime ile BRAVO diyorum. Eline kalemine sağlık. Gezgin Ruhunu hiç kaybetme….

  24. Sevgili Cakocum Gezgin ruhunla Süper bir yazı olmus işallah BTS olarak bir gün
    nasip olur gideriz hayallerinle tebrikler sevgilerimle

  25. Sevgili Cakocum Gezgin ruhunla Süper bir yazı olmus işallah BTS olarak bir gün
    nasip olur gideriz hayallerinle tebrikler sevgilerimle

  26. Sevgili Cako , gitmeden araştırmalarınla vede anlatılanlarla bir yeri böyle yazabiliyorsan , pes doğrusu. Senin içindeki bu seyahat , gezi sevgisi anlayabileceğimizden daha büyük kesin !
    Kalemine sağlık helal olsun.

  27. Cakocum ben diyorumki sen en kısa zamanda , roman veya dizi yazmaya başla , sanırım sende bu yetenek var. Eline sağlık

  28. Şimdiye kadar yazdıklarınız arasında en beğendiklerimden biri oldu. Yazma becerisi hayal kurabilmekten çok hayal kurdurabilmekle ölçülüyorsa mükemmel diyebiliriz. Gitmeden gitmiş kadar oldum. Mutluluk varılacak bir yer değil, yolculuğun kendisidir.” Ralph Waldo Emerson

  29. Hayal, tarihte de her şey hayal ederek başlamıştır. Gelecekte de öyle olacak insan hayal ettiği müddetçe yaşarmış. Çok güzel bir anlatım gerçekten gezip görmüş gibi bir anlattın. Umarım, bu güzel yerler hiç bozulmadan aynı şekilde kalır. Tebrik ederim.

  30. Umarım kaleme aldığın haline kısa zamanda döner ve biz de gidp görürüz.. kalemine sağlık👏👏👏

  31. Sevgili Cako
    Gerçekten can-ı gönülden tebrik ediyorum. Bu kadar detaylı ve de güzel anlatımınla Liviv şehrini ziyaret ettiğini sandım. Hayal ürünü olarak bu denli canlı renkli ve de
    Özene bezene anlatımın beni heyecanlandırdı ve bir o kadar da bu şehri ziyaret edememiş olmam beni üzdü. Yazık ki bu güzelim şehir yok oldu!…
    İnşallah birgün senin hazırladığın bir programa katılma şansım olur…. Kalemine yüreğine sağlık.

  32. İlahi cako bey bende gezip görmüş yorulmuş kadar oldum🤭Bir solukta okudum hepsi yaşanası anlar çok uzun zamandır yurt dışana çıkamadım malesef, epey önce yaptığım balkanlar seyahatimi hatırladım 🙈okurken aman Allahım ben bu hızlı tempoda ne kadar şehir küçük olursa olsun takatim kesilir diye düşünürkennnnn😁sıra dışı bir sonuçla karşılaştım hayalmiş😁😁😁 Tabiki en küçük detayına kadar araştırılmış bir hayal!!!!! öncelikle emeğinize sağlık. Malesef Liviv de bu dünlerde bir dram yaşanıyor. Bu kadar güzellikleri, büyük küçük ayırt etmeksizin insanlar ve , tarih kana bulanıyor. Tüm insanliğin kişisel hırslarını bir kenara bırakıp dünyadaki güzelliklere odaklanacağı sevgi ve kardeşliğin hüküm giyeceği hepimizin psikolojik ve maddi olarak engellerin kalktığı bol gezmeli, çok eğlenmeli özgür günlerin barışın yakın olmasını diliyorum. Bu arada gezmeden hsyalinizde böyle bir yazı ortaya koymuşsunuz Dawn Braun okusa editörlük teklif ederdi diye düşünüyorum. Güzel yazılarınızı heyecanla takipteyim🙏🙏

  33. Sevgili cako,
    süper bir yazı olmuş .lviv ilk gitmek istediğim yerlerden biriydi. Eline sağlık gitmiş gibi oldum. Dilerim savaş biter de tekrar eski günlerine dönerde görmek nasip olur.

  34. Sevgili Yako Taragano bu yazında güzel olan ve hayal gücünü de oldukça iyi bir şekilde ifade etmene hayran kaldım. Ben kendi şahsıma bu gezinin içindeymiş im gibi hissettim . Hayal gücü, ruhun gözüdür. …derler çok doğruymuş . Umut ediyorum ki Ukrayna eski güzel günlerine dönecektir. Güzel yazılarının devam etmesi dileğiyle Yüreğine kalemine sağlık.

  35. Mükemmel!
    Al bu yazıyı, git gör, mutlu dön şeklinde bir yazı olmuş.
    İtalyan Avlusu’nda olmayı hayal etmek, operada bir bale gösterisi izlemek ve Kahve Madeni gibi ilginç bir yeri görmek oldukça heyecanlı olsa gerek. : )

  36. Beto Altıntaş cako her şeyden önce seninle tanışmak beni çok etkiledi canlı neşeli esprili ve tabiki fıkraların bende seyahat etmeyi çok severim seninle bi seyahat mükemmel olacağını düşünüyorum tabiki bu $.€ la
    yurt dışı biraz zor ama yurt içi bir tura en başa beni yazabilirsin ayrıca ukranya seyhatın anlatımın çok güzeldi ayrıca tebrik eder

  37. Sevgili OB ,

    Gerçekten sanki oradaymış gibi anlatmış olduğun bu yazıyı çok beğendim . Sayende kendimi bir gezi simülasyonunda hissettim .
    Özellikle son zamanlarda yaşanan savaş sonrası mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri olarak düşünüyorum. Savaş sonrası bu tarihi mekanların , sokakların vs ne halde olduklarını gerçekten çok merak ediyorum .
    Kalemine saglık ..

  38. Gezmek güzeldir ama onu güzel yapan unsurlardan biri de paylaşmaktır. Gezmeden paylaşmanın da ayrı bir güzelliği varmış. Eline sağlık. Tutku böylesine kuvvetli olunca seyahatin kendisini aratmıyor belki ama esas olan gezmenin kendisi olsa gerek. En kısa zamanda bu tutkunu da gerçeğe döndürmen dileğiyle…

  39. Gercekten basta ben de inandim bu ne detay 🙂 biz de gidersek kesinlikle buraya bakacagim cok sagol Cako abi ellerine saglik 🙂

  40. Hayalindeki gezi programı bile super.Gezi sanatinin üstadısın muhterem.Gormedigi gitmediği tadmagıni anlatabilmek te bana göre bir sanat.

  41. Yako bey
    Okurken içimden ben kieve gittim ama lvive gitmedim gideyim diye düşündüm süpriz sonla karşılaşınca çok güldüm yaratıcı bir yanınız var tebrik ederim devamını bekleriz saygılar

  42. Elinize emeğinize kaleminize sağlık, okadar güzel yazmışsınız ki son ana kadar hayal olduğunu tahmin bile edemezdim. Hayalli bile çok güzel hissettirdi. Umarız bir gün sizlerin haritası ile gezme fırsatı bulabiliriz. Kahve Maden’ini görmeği iple çekiyorum çok merak uyandırdı. Acaba bizlere bu hayali geziyi gerçekleştirseniz mi acaba sizlerle oralı gezip sizden dinlemekte ap ayrı keyifli olurdu. (:

  43. Kalemine sağlık Cako gerçekten gezmiş gibi oldum. En kısa zamanda istikamet Lviv inşallah.

  44. Bu kadar kısa sürede bu kadar verimli bir seyahat planını zaten senden de başkası yapamazdı Cakocum. Paylaştığın için de teşekkürler 🙏……

Comments are closed.